__*/DeLi_KaRgA\*__

0 yorum var - 18 saat önce

kalk; kalk, kalk
ve beni dinle !
sana güç veririm
kafanla dalaştığında sana yardım edebilirim
beni bilirsin tam otuzluk üç tanımlı pis sakallı donuş bakışlı
iklim az ılıman çoğu yağışlı yaşar fani yazlı kışlı
onların şahidi görür gözlü benimkisi amaydı
unutmadıklarım hepsi güzel birer simaydı
sen kendinle çatışmadayken savaş verirken sago ordaydı

taşla kafan çarpıştığında yada kafan taşa yaslandığında anlarsın ki
kötü gider iyi gelir zaman sofranda ki en lezzetli mühim yemek
azaldıkça aç kalmanın korkusu ile kuruyacaksın bu sebeple yaşlanacaksın
çünkü sende baştan olmak üzere sonlanacaksın
savaşı kes barışacaksın kendinle aynalarında bire bir anlaşacaksın

bir kulaç daha atsam karadayım ben hiç böyle bir denize dalmadım
üzerimde pantolonum artı ayakkabılarım...
ha gayret!
bir sene fırtına üzerimde dolunay kim yüzünü asmış dalgalar boyumu aşmış
nefesime gücü bahşet mevla bir kulaç daha atsam olur evelallah

bahsettiğim bu derinlik hiçbir denizde yok
benim yumruklarım içi boş korkma yakmaz canını
allah seni ensen gibi dümdüz etmeden geri dön hemen
dünya kızına aşık olmak seni delirtir bu kız izdivaç için ne kötü bir cariyedir
ecel aramaz enseler yerine gelmez sarsılan güvenler
içine düştüğüm masalsı serüvenlerdir gamzelerime tan can verenler

yüzmekten yorulduğum bu en derin denizdir boğulduğum
dörtlüklerim kulacı atar benim dip de vurgunum moralsizim solgunum
yinede kendimi teskin edebilecek bir seviye olgunum
pişmanlık asla kaçamayacağın bir canavar elleri bazen öldürür bazen sertçe yakalar bil ki sagopa cesaretinin bir kısmını zulada saklar

bir kulaç daha atsam karadayım ben hiç böyle bir denize dalmadım
üzerimde pantolonum artı ayakkabılarım ha gayret
bir sene fırtına üzerimde dolunay kim yüzünü asmış dalgalar boyumu aşmış
nefesime gücü bahşet mevla bir kulaç daha atsam olur evelallah

aferim3

...

1 yorum var - 4 gün önce

2 yorum var - 14 Ağustos 2008 19:52

Bir garip mengene yüreğimi sıkar
Bir kuşun kanadının gölgesi düşse yüreğine
Kıskanırım.
Ben mavzerde fişek,
Ben kınında bir bıçağım
Gökyüzünü paslı bir maviye,
Yeryüzünü kızıla boyarım.
İsterim mutluluk gölgen olsun,
Gözlerinin gülen tılsımı hiç bozulmasın.
Ben bir bedevinin su aradığı gibi
Arıyorum şimdi seni.
Ve nasıl özlüyorsa yarasalar geceyi
Bende özlüyorum seni
Eylülün geldiğini
Sızlamasından anlıyorum dizlerimin
Bilir misin karanlık bir gecede
Yalnızlığın insana nasıl koyduğunu
Bilir misin kara bir karıncanın
Beyaz kalbi gibi bir hisle sevdiğimi seni
Bilir misin içinde aşk geçmeyen şiirleri yazmadığımı

A
.
Ş
.
K

harfleri mazide, kalbimin boynuna geçirdiğim
urganın ucuna bağlıdır.
Bir tren penceresinden el salladığım gün
Siyah saçlı bir kıza
bıraktım bu harfleri
Sol göğsümün üstünde muska gibi
Sakladığım resmi uzayıp giden
Yollara bıraktım
.
..
...
....
.....
....
...
..
.

__*/DeLi_KaRgA\*__

1 yorum var - 08 Ağustos 2008 22:40

seni seviyorum çünkü...
saçlarını okşadıkça cennetin ırmakları parmaklarımdan süzülüyor.
seni seviyorum derken aslında ne kadar çaresi olduğumu görüyorum...
çünkü kullanacağım tüm kelimeler sana olan sevgimi anlatamayacak. hani derler ya kelimeler kifayetsiz diye ben de sorunluyum işte, kelimelere döküp de sana olan sevgimi anlatamıyorum.
sen en iyisimi gözlerime bak...
çünkü

.
..
...
....
...
..
.

sevdaya dair ne varsa yüreğinizde saklamayın sonra blog köşelerinde sanal alemde anlatmaya kalkıyorsunuz in ardından. ne kadar:

Dudaklarıma acı bir tebessüm yapışmış.

Pare pare terkedişler.

Kalem kırmışım sevdama.

Yalnızlığın geniş alanlarında idamın infazı var.

Yaşamla ölüm arasındaki köprü, idam ipinde boydan boya UNUTMA BENİ çiçekleri dizilmiş.

Albenili ölümün çekiciliği sehpada.

Karanlık koridorlarla dolu hafızam, nerdeyim bilemiyorum.

Dertlerim beynimi kemiriyorlar.

Bir ömrün muhasebesinde elde olanların değerlerini biçmenin zorlu ikilemi sarıyor benliğimi.

Hep yargılanımlar.

Hayatın sonbaharına koşuyoruz son sürat.

Elimizde olmadan, elimizden uçup giden yaşanılmamış, yaşanılamamış, heyecanlar, duygular.

Zamanı yakalayamayız ama, zamanın içinde yitip giden, avuçlarımızın arasından kaçırdığımız bu heyecanları, duygulara pekala yakalayabiliriz. Yapmamız gereken tek şey elimizi uzatıvermek.Gözlerimizi kapatıp, yaşamak istediğimizi, yaşayamadıklarımızı, özlemlediklerimizi, toplum değerleriymiş, etikmiş düşünmeden yaşamak.

Tek kriterimiz ise kendi kişisel etiğimiz.

Biz bizim için yaşar, bizim için değer üretir, gene kendi
etiğimizi kendimiz yaratırsak, mutluluğun aslında beynimizde bir
yerlerde gizli olduğunu farkediveririz bir anda.

diye sayıklasak da geç geliyor a...

Sevdiklerinize sevdiğinizi söylemekte asla geç kalmayın. Çünkü 1 sonrası ÇOK GEÇ olabilir...

TAN GAYRİ TÜM RENKLER SİZİNLE OLSUN.

IŞIK, SEVGİ ve SEVDA İLE KALIN ...

p.s.:
okurken dinlenebilecek şarkı: -

__*/DeLi_KaRgA\*__

2 yorum var - 08 Ağustos 2008 08:59

gün gelir sevda koyarsa
soluksuz seni
gün olur yolun düşerse
gurbet ellere
al bu dertten yüreğini
dalgalara sal...
kederin büyüyorsa kuytuluklarda
gidecek deniz yoksa, bulamadınsa
al bu dertten yüreğini
yağmurlara sal...

gidecek deniz bulamamak ne demektir? dörtte üçünden fazlası deniz, kalanın önemli kısmı buz tutmuş deniz olan bir gezegende değilmiyiz yoksa... her bir ayrılığın ertesinde yeni başlangıçlar olacağından emin olan insan aklından bahsediyoruz... gurbete bile olsa bir yola çıktığında, terkedilen mekânın hâlâ arkalarda bir yerlerde varolduğunun bilincindeki insan aklından... hal böyleyken, kim engelleyebilir ulaşmak için yeni denizler bulmamızı; kim engelleyebilir ki kaybettiğimiz denizin bizi tekrar bulmasını, kaybettiğimiz denizi tekrar bulmamızı...