<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>blog: thecrowfun</title>
    <link>http://www.sosyomat.com/</link>
    <language>tr-tr</language>
    <ttl>40</ttl>
    <description>blog: thecrowfun</description>
    <item>
      <title>Bir Kula&#231; Daha Atsam Karaday&#305;m</title>
      <description>kalk; kalk, kalk 
ve beni dinle ! 
sana g&#252;&#231; veririm
kafanla dala&#351;t&#305;&#287;&#305;nda sana yard&#305;m edebilirim
beni bilirsin tam otuzluk &#252;&#231; tan&#305;ml&#305; pis sakall&#305; donu&#351; bak&#305;&#351;l&#305;
iklim az &#305;l&#305;man &#231;o&#287;u ya&#287;&#305;&#351;l&#305; ya&#351;ar fani yazl&#305; k&#305;&#351;l&#305;
onlar&#305;n &#351;ahidi g&#246;r&#252;r g&#246;zl&#252; benimkisi amayd&#305;
unutmad&#305;klar&#305;m hepsi g&#252;zel birer simayd&#305;
sen kendinle &#231;at&#305;&#351;madayken sava&#351; verirken sago ordayd&#305;

ta&#351;la kafan &#231;arp&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305;nda yada kafan ta&#351;a yasland&#305;&#287;&#305;nda anlars&#305;n ki
k&#246;t&#252; gider iyi gelir zaman sofranda ki en lezzetli m&#252;him yemek
azald&#305;k&#231;a a&#231; kalman&#305;n korkusu ile kuruyacaks&#305;n bu sebeple ya&#351;lanacaks&#305;n
&#231;&#252;nk&#252; sende ba&#351;tan olmak &#252;zere sonlanacaks&#305;n ""trilyonda olsan harcanacaks&#305;n""
sava&#351;&#305; kes bar&#305;&#351;acaks&#305;n kendinle aynalar&#305;nda bire bir anla&#351;acaks&#305;n

bir kula&#231; daha atsam karaday&#305;m ben hi&#231; b&#246;yle bir denize dalmad&#305;m
&#252;zerimde pantolonum art&#305; ayakkab&#305;lar&#305;m...
ha gayret!
bir sene f&#305;rt&#305;na &#252;zerimde dolunay kim y&#252;z&#252;n&#252; asm&#305;&#351; dalgalar boyumu a&#351;m&#305;&#351;
nefesime g&#252;c&#252; bah&#351;et mevla bir kula&#231; daha atsam olur evelallah

bahsetti&#287;im bu derinlik hi&#231;bir denizde yok
benim yumruklar&#305;m i&#231;i bo&#351; korkma yakmaz can&#305;n&#305;
allah seni ensen gibi d&#252;md&#252;z etmeden geri d&#246;n hemen
d&#252;nya k&#305;z&#305;na a&#351;&#305;k olmak seni delirtir bu k&#305;z izdiva&#231; i&#231;in ne k&#246;t&#252; bir cariyedir
ecel aramaz enseler yerine gelmez sars&#305;lan g&#252;venler
i&#231;ine d&#252;&#351;t&#252;&#287;&#252;m masals&#305; ser&#252;venlerdir gamzelerime ""ab-&#305; hayat""tan can verenler

y&#252;zmekten yoruldu&#287;um bu en derin denizdir bo&#287;uldu&#287;um
d&#246;rtl&#252;klerim kulac&#305; atar benim dip de vurgunum moralsizim solgunum
yinede kendimi teskin edebilecek bir seviye olgunum
pi&#351;manl&#305;k asla ka&#231;amayaca&#287;&#305;n bir canavar elleri bazen &#246;ld&#252;r&#252;r bazen sert&#231;e yakalar bil ki sagopa cesaretinin bir k&#305;sm&#305;n&#305; zulada saklar ""yanan &#305;&#351;&#305;klar&#305;m&#305; kaplayacak kadar karanl&#305;&#287;&#305;m var""

bir kula&#231; daha atsam karaday&#305;m ben hi&#231; b&#246;yle bir denize dalmad&#305;m
&#252;zerimde pantolonum art&#305; ayakkab&#305;lar&#305;m ha gayret
bir sene f&#305;rt&#305;na &#252;zerimde dolunay kim y&#252;z&#252;n&#252; asm&#305;&#351; dalgalar boyumu a&#351;m&#305;&#351;
nefesime g&#252;c&#252; bah&#351;et mevla bir kula&#231; daha atsam olur evelallah


http://www.rapindir.biz/wp-content/uploads/2008/02/sagopa-kajmer-kits.jpg


</description>
      <pubDate>Wed, 27 Aug 2008 17:15:10 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1948893-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1948893</link>
    </item>
    <item>
      <title>...</title>
      <description>http://pa.perfspot.com/88fcfd70-3c32-4123-b26f-5a62c1fe8d96.jpg

http://pa.perfspot.com/28c54640-66b4-499b-9ba7-62cce379d020.jpg

http://pa.perfspot.com/8eb40344-c62e-4aad-98a6-f5f543df9849.jpg

http://pa.perfspot.com/f201e205-64a7-4910-a6f8-51cb5053d4aa.jpg

http://pa.perfspot.com/b1cd70e8-1ccd-476d-a561-723fff1c595c.jpg

http://pa.perfspot.com/6dddaa67-2607-4c61-b623-9613f4ab553a.jpg

http://pa.perfspot.com/f1f3455d-5aa6-4f01-8ee7-47c89c6d248a.jpg

http://pa.perfspot.com/dc9d6c2e-1b47-49c4-9cb0-0c0e5b027e56.jpg</description>
      <pubDate>Sat, 23 Aug 2008 19:55:37 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1931399-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1931399</link>
    </item>
    <item>
      <title>A.....&#350;.....K</title>
      <description>Bir garip mengene y&#252;re&#287;imi s&#305;kar
Bir ku&#351;un kanad&#305;n&#305;n g&#246;lgesi d&#252;&#351;se y&#252;re&#287;ine
K&#305;skan&#305;r&#305;m.
Ben mavzerde fi&#351;ek,
Ben k&#305;n&#305;nda bir b&#305;&#231;a&#287;&#305;m
G&#246;ky&#252;z&#252;n&#252; pasl&#305; bir maviye,
Yery&#252;z&#252;n&#252; k&#305;z&#305;la boyar&#305;m.
&#304;sterim mutluluk g&#246;lgen olsun,
G&#246;zlerinin g&#252;len t&#305;ls&#305;m&#305; hi&#231; bozulmas&#305;n.
Ben bir bedevinin su arad&#305;&#287;&#305; gibi
Ar&#305;yorum &#351;imdi seni.
Ve nas&#305;l &#246;zl&#252;yorsa yarasalar geceyi
Bende &#246;zl&#252;yorum seni
Eyl&#252;l&#252;n geldi&#287;ini
S&#305;zlamas&#305;ndan anl&#305;yorum dizlerimin
Bilir misin karanl&#305;k bir gecede
Yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305;n insana nas&#305;l koydu&#287;unu
Bilir misin kara bir kar&#305;ncan&#305;n
Beyaz kalbi gibi bir hisle sevdi&#287;imi seni
Bilir misin i&#231;inde a&#351;k ge&#231;meyen &#351;iirleri yazmad&#305;&#287;&#305;m&#305;

A
.
&#350;
.
K

harfleri mazide, kalbimin boynuna ge&#231;irdi&#287;im
urgan&#305;n ucuna ba&#287;l&#305;d&#305;r.
Bir tren penceresinden el sallad&#305;&#287;&#305;m g&#252;n
Siyah sa&#231;l&#305; bir k&#305;za
b&#305;rakt&#305;m bu harfleri
Sol g&#246;&#287;s&#252;m&#252;n &#252;st&#252;nde muska gibi
Saklad&#305;&#287;&#305;m resmi uzay&#305;p giden
Yollara b&#305;rakt&#305;m
.
..
...
....
.....
....
...
..
.


__*/DeLi_KaRgA\*__

http://img0.bloggum.com/upload/lib/img/2642/o/r_qhjxxphwxlvvcyu1yv85.jpg
</description>
      <pubDate>Thu, 14 Aug 2008 16:52:41 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1896195-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1896195</link>
    </item>
    <item>
      <title>Serbest V3.0</title>
      <description>seni seviyorum &#231;&#252;nk&#252;...
sa&#231;lar&#305;n&#305; ok&#351;ad&#305;k&#231;a cennetin &#305;rmaklar&#305; parmaklar&#305;mdan s&#252;z&#252;l&#252;yor.
seni seviyorum derken asl&#305;nda ne kadar &#231;aresi oldu&#287;umu g&#246;r&#252;yorum...
&#231;&#252;nk&#252; kullanaca&#287;&#305;m t&#252;m kelimeler sana olan sevgimi anlatamayacak. hani derler ya kelimeler kifayetsiz diye ben de sorunluyum i&#351;te, kelimelere d&#246;k&#252;p de sana olan sevgimi anlatam&#305;yorum. 
sen en iyisimi g&#246;zlerime bak...
&#231;&#252;nk&#252; ""g&#246;zler ger&#231;e&#287;i s&#246;yler""

.
..
...
....
...
..
.

sevdaya dair ne varsa y&#252;re&#287;inizde saklamay&#305;n sonra blog k&#246;&#351;elerinde sanal alemde anlatmaya kalk&#305;yorsunuz ""yitip gidenler""in ard&#305;ndan. ne kadar: 

Dudaklar&#305;ma ac&#305; bir tebess&#252;m yap&#305;&#351;m&#305;&#351;.

Pare pare terkedi&#351;ler.

Kalem k&#305;rm&#305;&#351;&#305;m sevdama.

Yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305;n geni&#351; alanlar&#305;nda idam&#305;n infaz&#305; var.

Ya&#351;amla &#246;l&#252;m aras&#305;ndaki k&#246;pr&#252;, idam ipinde boydan boya UNUTMA BEN&#304; &#231;i&#231;ekleri dizilmi&#351;.

Albenili &#246;l&#252;m&#252;n &#231;ekicili&#287;i sehpada.

Karanl&#305;k koridorlarla dolu haf&#305;zam, nerdeyim bilemiyorum.

Dertlerim beynimi kemiriyorlar.

Bir &#246;mr&#252;n muhasebesinde elde olanlar&#305;n de&#287;erlerini bi&#231;menin zorlu ikilemi sar&#305;yor benli&#287;imi.

Hep yarg&#305;lan&#305;mlar.

Hayat&#305;n sonbahar&#305;na ko&#351;uyoruz son s&#252;rat.

Elimizde olmadan, elimizden u&#231;up giden ya&#351;an&#305;lmam&#305;&#351;, ya&#351;an&#305;lamam&#305;&#351;, heyecanlar, duygular.

Zaman&#305; yakalayamay&#305;z ama, zaman&#305;n i&#231;inde yitip giden, avu&#231;lar&#305;m&#305;z&#305;n aras&#305;ndan ka&#231;&#305;rd&#305;&#287;&#305;m&#305;z bu heyecanlar&#305;, duygulara pekala yakalayabiliriz. Yapmam&#305;z gereken tek &#351;ey elimizi uzat&#305;vermek.G&#246;zlerimizi kapat&#305;p, ya&#351;amak istedi&#287;imizi, ya&#351;ayamad&#305;klar&#305;m&#305;z&#305;, &#246;zlemlediklerimizi, toplum de&#287;erleriymi&#351;, etikmi&#351; d&#252;&#351;&#252;nmeden ya&#351;amak.

Tek kriterimiz ise kendi ki&#351;isel eti&#287;imiz.

Biz bizim i&#231;in ya&#351;ar, bizim i&#231;in de&#287;er &#252;retir, gene kendi
eti&#287;imizi kendimiz yarat&#305;rsak, mutlulu&#287;un asl&#305;nda beynimizde bir
yerlerde gizli oldu&#287;unu farkediveririz bir anda.

diye say&#305;klasak da ""ak&#305;l"" ge&#231; geliyor ""ba&#351;""a...

Sevdiklerinize sevdi&#287;inizi s&#246;ylemekte asla ge&#231; kalmay&#305;n. &#199;&#252;nk&#252; 1 ""salise"" sonras&#305; &#199;OK GE&#199; olabilir...


""siyah""TAN GAYR&#304; T&#220;M RENKLER S&#304;Z&#304;NLE OLSUN.

I&#350;IK, SEVG&#304; ve SEVDA &#304;LE KALIN ...

p.s.:
okurken dinlenebilecek &#351;ark&#305;: ""yonca lodi"" - ""sana bir&#351;ey olmas&#305;n""


__*/DeLi_KaRgA\*__

http://www.resimlerx.com/galeri/Ayrilik_Resimleri/ask-acisi.jpg</description>
      <pubDate>Fri, 08 Aug 2008 19:40:33 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1869151-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1869151</link>
    </item>
    <item>
      <title>... "siz doldurun ba&#351;l&#305;&#287;&#305; y&#252;re&#287;inizden ne gelirse O olsun"</title>
      <description>g&#252;n gelir sevda koyarsa
soluksuz seni
g&#252;n olur yolun d&#252;&#351;erse
gurbet ellere
al bu dertten y&#252;re&#287;ini
dalgalara sal...
kederin b&#252;y&#252;yorsa kuytuluklarda
gidecek deniz yoksa, bulamad&#305;nsa
al bu dertten y&#252;re&#287;ini
ya&#287;murlara sal...




gidecek deniz bulamamak ne demektir? d&#246;rtte &#252;&#231;&#252;nden fazlas&#305; deniz, kalan&#305;n &#246;nemli k&#305;sm&#305; buz tutmu&#351; deniz olan bir gezegende de&#287;ilmiyiz yoksa... her bir ayr&#305;l&#305;&#287;&#305;n ertesinde yeni ba&#351;lang&#305;&#231;lar olaca&#287;&#305;ndan emin olan insan akl&#305;ndan bahsediyoruz... gurbete bile olsa bir yola &#231;&#305;kt&#305;&#287;&#305;nda, terkedilen mek&#226;n&#305;n h&#226;l&#226; arkalarda bir yerlerde varoldu&#287;unun bilincindeki insan akl&#305;ndan... hal b&#246;yleyken, kim engelleyebilir ula&#351;mak i&#231;in yeni denizler bulmam&#305;z&#305;; kim engelleyebilir ki kaybetti&#287;imiz denizin bizi tekrar bulmas&#305;n&#305;, kaybetti&#287;imiz denizi tekrar bulmam&#305;z&#305;...
</description>
      <pubDate>Fri, 08 Aug 2008 05:59:51 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1865944-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1865944</link>
    </item>
    <item>
      <title>Kad&#305;n+Erkek_______KIRMIZI NOKTALI &#304;L&#304;&#350;K&#304;LER</title>
      <description>
Merhaba gen&#231;ler ve gen&#231; kalanlar ile a&#351;ka a&#351;&#305;k olanlar!

Geliniz yine hep birlikte kad&#305;n ve erkek ay&#305;r&#305;m&#305; yapmadan duygular&#305;m&#305;z hareketlerimiz ve beklentilerimizle ilgili d&#252;&#351;&#252;nelim!

Olur ya! &#214;yle birlikteliklerimiz vard&#305;r ki kar&#351;&#305;m&#305;zdakine olan sevgimiz ilgimiz ona tutkunlu&#287;umuz ''ne &#231;ok ne de az'' hep ayn&#305; d&#252;zeyde seyretmeyi ister.. Bu tip ili&#351;kilerimizde kar&#351;&#305;m&#305;zdaki ki&#351;i adeta dedektif gibidir. Hal ve davran&#305;&#351;lar&#305;m&#305;z&#305; en ince ayr&#305;nt&#305;s&#305;na kadar &#231;&#246;zmeye &#231;al&#305;&#351;&#305;r ve bizdeki en ufak bir de&#287;i&#351;ikli&#287;i hemen fark eder.. S&#305;r saklamam&#305;z &#351;&#246;yle dursun an&#305;nda yakalay&#305;p bir de polis gibi kovalar bizi..

B&#246;yle durumlarda su&#231;suzlulu&#287;umuzu ortaya &#231;&#305;karacak tek &#351;ey do&#287;rulu&#287;umuz olmal&#305;d&#305;r.. Burada ili&#351;kilerimize ait yapabilece&#287;imiz bir &#351;ey daha var. Oda bu beraberlikte birbirimize kar&#351;&#305;l&#305;kl&#305; olarak hissetti&#287;imiz duygu ve d&#252;&#351;&#252;ncelerimizi en ufak ayr&#305;nt&#305;lar&#305;na kadar t&#252;m ger&#231;e&#287;iyle kar&#351;&#305; tarafa hissettirmek ve bunu a&#231;&#305;k a&#231;&#305;k konu&#351;up payla&#351;makt&#305;r..

&#304;nsanlar&#305;n &#231;e&#351;itlili&#287;i kadar, sevgilerin ve ilgilerinde &#231;e&#351;itlili&#287;i vard&#305;r.. Bazen s&#246;zle, bazen g&#246;zle, bazen de en ufac&#305;k bir hareket ve &#246;p&#252;c&#252;kle bir de bakm&#305;&#351;s&#305;n&#305;z ki ona kendimizi anlat&#305;vermi&#351;iz..

&#350;imdi gelelim yaz&#305;m&#305;zdaki en ""k&#305;rm&#305;z&#305;"" noktaya!

Diyelim ki s&#305;k&#305; f&#305;k&#305; bedensel temas size pek cazip gelmiyor.. Veya ill&#226; ki ""k&#305;rm&#305;z&#305; nokta""l&#305; ili&#351;kiniz olsun istiyorsunuz ve &#231;&#305;ld&#305;r&#305;yorsunuz bedensel arzular&#305;n&#305;zla.. Aman da ne g&#252;zel..

Ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;n&#305;z birliktelikte kar&#351;&#305; taraf size ye&#351;il &#305;&#351;&#305;k yakm&#305;yorsa ve k&#305;rm&#305;z&#305; diye diretiyorsa o zaman bu i&#351;te bir i&#351; var..

Bu demek de&#287;ildir ki kar&#351;&#305;n&#305;zdaki ki&#351;i bu tip arzularla do&#287;mam&#305;&#351;.. Hi&#231; d&#252;&#351;&#252;nd&#252;k m&#252; o ki&#351;inin de kendine g&#246;re bir beklentisi var? Ve siz buna cevap veremenyensiniz..

&#304;&#351;te bu t&#252;r bir ili&#351;kiyi derhal tek celsede bo&#351;uyorsunuz ve kendinize uygun yeni bir partnere do&#287;ru yelken a&#231;&#305;yorsunuz..

Akl&#305;m&#305;zdan &#231;&#305;kar&#305;lmamas&#305; gereken as&#305;l nedir biliyor musunuz Sevgili Han&#305;mefendiler ve Sevgili Beyefendiler?

&#304;li&#351;kimizin rengi ne olursa olsun ""Sadakat, olmazsa olmaz&#305;m&#305;z olmal&#305;d&#305;r!""

Yoksa! Hi&#231; bir ili&#351;ki, ne ruhumuzu ne bedenimizi ne de k&#305;rm&#305;z&#305; noktal&#305; a&#231;l&#305;&#287;&#305;m&#305;z&#305; doyurur.. Hepsi hilenin, hurdan&#305;n, haram&#305;n karn&#305;n&#305; doyurmaya yarar.. Kim mi demi&#351;? Ben demi&#351;im..

Ve yine diyorum ki! Hi&#231; bir ili&#351;kinin tarihinde sadakatsizli&#287;in, belki g&#246;r&#252;n&#252;&#351;te af edildi&#287;i g&#246;r&#252;lm&#252;&#351;t&#252;r ama unutuldu&#287;u asla ne duyulmu&#351; ne g&#246;r&#252;lm&#252;&#351;t&#252;r..

Aman dikkat!

Sizlere tavsiyem de&#287;il de aff&#305;n&#305;za s&#305;&#287;&#305;narak ancak hat&#305;rlatmam olabilir.. Onun i&#231;in de sizlerin tercihlerinizde yapman&#305;z gereken tek &#351;ey, kendi aldan&#305;&#351; ve aldat&#305;&#351; d&#252;&#351;&#252;ncenize g&#246;re, e&#351; ve arkada&#351; bulmal&#305;s&#305;n&#305;z ki ne kendinizi ne de kar&#351;&#305;n&#305;zdakini bo&#351;u bo&#351;una g&#252;naha sokmay&#305;n.. 
Duydunuz de&#287;il mi? (g&#252;naha sokmay&#305;n dedim!)

Kendi de&#287;er g&#252;c&#252;n&#252;ze ve kendi cambazl&#305;&#287;&#305;n&#305;za g&#246;re birilerini se&#231;in ki aldatt&#305;&#287;&#305;n&#305;zda ve aldat&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305;zda ne fazla can&#305;n&#305;z s&#305;k&#305;ls&#305;n ne de bizim duyaca&#287;&#305;m&#305;z kadar &#231;ok can&#305;n&#305;z yans&#305;n.

Ne demi&#351;ler KOCA nineler? ''Her &#351;ey! Dengi dengine.''

THOMAS MIDDLETON'a g&#246;re de ''Derinlerdeki hazineler bile, bir kad&#305;n&#305;n a&#351;k&#305;na tutsak olmu&#351; bir erke&#287;in hissetti&#287;i rahat kadar de&#287;erli de&#287;ildir.'' demi&#351;..


""A&#351;k melekleri y&#252;re&#287;inizden &#246;ps&#252;n""


__*/DeLi_KaRgA\*__</description>
      <pubDate>Thu, 03 Jul 2008 11:14:36 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1697262-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1697262</link>
    </item>
    <item>
      <title>&#304;K&#304; TANIK______/SagopA\__</title>
      <description>&#304;ki tan&#305;k var; biri dilimdir, biri de vir&#252;s kalemim,
ihanet etmez s&#246;z&#252;m ka&#287;&#305;da ve halim rabba teslim.
&#214;l&#252;m&#252;n sessizli&#287;ine e&#351;siz bir seda ile girdim,
Bo&#287;ulmaktan korktu&#287;um bir denizin tahmininden derinim.
Benim kalbim &#305;srarla cennet ku&#351;atmas&#305;nda h&#226;l&#226;,
Ruhum bedeni terke maruz sevap art&#305; g&#252;nahlarla.
&#214;ncelerimi d&#305;&#351;lar sonralar&#305;m, akl&#305;m firarda,
G&#252;ller yare sevgi kan&#305;t&#305;, benim elimde papatya.
&#304;&#231;imden kaba bir ses beni azarl&#305;yor y&#305;pratmakta,
Ya&#287;mur betonla sevi&#351;irken g&#252;ne&#351; alt&#305;n sa&#231;makta.
Kollar&#305;m o nank&#246;rlerle &#231;etin g&#252;re&#351; tutmakta,
Sago gidenlerin g&#246;lgelerini koleksiyonuna katmakta.
Sevdirmeye gayret etme kendini, sevilmeye terket,
Uzad&#305;k&#231;a k&#305;salan &#246;mre huzur a&#351;&#305;s&#305; zerket.
Her ad&#305;m i&#231;in on &#231;uvall&#305;k k&#252;lfet, rabb&#305;m hayra lutfet,
Zarar&#305; belli sonlar&#305;ndan iki g&#246;z&#252;n&#252; &#305;rak et.
Ke&#351;fi bekleyen c&#252;mleler i&#231;indir b&#252;t&#252;n &#231;abam,
Kelimlerden kalpler yapt&#305;m, kimini de&#351;tim ac&#305;madan,
""Dilini kestiklerim s&#252;k&#251;t n&#246;betinde g&#305;k &#231;&#305;karmadan"",
""surats&#305;zlar&#305; kap&#305;dan kovsan girmek ister bacadan"".

S&#246;z ehline itaat et, benim s&#246;z&#252;m cevher,
Kalemim olgunluk tahsilinde yalan&#305;na var reddim.
&#304;ki tan&#305;k var; biri dilim bir kalemim,
Olan&#305; biteni sindirdim, yeter bana kendi derdim.

Bilirim bensiz dostum, iblis dostu, hannas kom&#351;usu
Bat&#305;rd&#305;k&#231;a bat&#305;r&#305;r; derindir vesvas kuyusu.
En tatl&#305; yerinde uykumu basar karabasan kabusu,
G&#252;zel cevaplar&#305;n, vard&#305;r elbet hain sorusu.
Kanad&#305; olsa hain kedinin, soyu kururdu ser&#231;elerin,
Susuz &#231;&#246;lde inci bulsa damla arar g&#246;zlerin.
R&#252;zgar esmez her zamanki gemiye lay&#305;k,
Bir &#252;f&#252;rse yol bulurdu bizim orta direk kay&#305;k, bu &#351;ark&#305; bay&#305;k!
&#199;in ipe&#287;i giysen dahi senin de&#287;erin e&#351;&#351;ek k&#305;l&#305;,
Gelecek hayranlar&#305;ndansan a&#231; &#246;n&#252;ne bir kahve fal&#305;,
H&#305;zl&#305; ko&#351;an arap at&#305;n&#305;n d&#246;rt yana savruldu nal&#305;,
Umulmad&#305;k zamanda kesti birisi bindi&#287;i dal&#305;.
G&#252;nahki en g&#252;zel kad&#305;nd&#305;r, sizler g&#252;zele kanan,
Tabiat&#305;n &#351;eytan olacaksa y&#305;lan do&#287;ursun anan!
Say geriye do&#287;ru onu, ileri giden yolcu zaman,
Ba&#351;kas&#305;n&#305;n &#305;zd&#305;rab&#305; ile huzur buland&#305;r mutsuz insan.

S&#246;z ehline itaat et, benim s&#246;z&#252;m cevher,
Kalemim olgunluk tahsilinde yalan&#305;na var reddim.
&#304;ki tan&#305;k var; biri dilim bir kalemim,
Olan&#305; biteni sindirdim, yeter bana kendi derdim.



</description>
      <pubDate>Wed, 02 Jul 2008 07:44:50 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1690988-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1690988</link>
    </item>
    <item>
      <title>HAYAT B&#304;R OYUN...</title>
      <description>Bazen
&#231;ocuklukta kalm&#305;&#351;,
kayg&#305;s&#305;z g&#252;nlerin hafifli&#287;i gelip oturuyordu i&#231;ime.  
G&#252;nl&#252;k hayat&#305;n, ge&#231;mi&#351;in;                                     
gelecekle ilgili b&#252;t&#252;n d&#252;&#351;&#252;ncelerin d&#305;&#351;&#305;na &#231;&#305;k&#305;yordum o zaman.
Her &#351;eyi bir kalemde silip atan,
her &#351;eye yeniden ba&#351;lanabilinir sand&#305;ran bir duyguydu bu.
Hayat bir oyundu,                  
istedi&#287;im(iz) gibi oynayabilece&#287;imiz bir oyun...


__*/DeLi_KaRgA\*__</description>
      <pubDate>Tue, 01 Jul 2008 09:26:20 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1686254-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1686254</link>
    </item>
    <item>
      <title>Yaln&#305;zl&#305;k mavisi g&#246;zlerde bo&#287;ulmak</title>
      <description>Hayalinle dans ederken,
Vazge&#231;mi&#351;tim bencilli&#287;imden.
Ben,son sigaran bile olmaya raz&#305;yken
Sen,nas&#305;lda sebepsiz b&#305;rakt&#305;n ellerimi!
Oysa y&#252;re&#287;in kanamas&#305;n diye
Bir kez daha en derinden,
Binbir ac&#305;yla do&#287;upta k&#252;llerimden,
G&#246;zlerime saklam&#305;&#351;t&#305;m b&#252;t&#252;n h&#252;z&#252;nlerini...
&#350;imdi benim i&#231;in,
Sa&#231;lar&#305;n ayr&#305;l&#305;k sar&#305;s&#305;
G&#246;zlerin yaln&#305;zl&#305;k mavisi
Y&#252;kledim kirpiklerime sevdan&#305;n tozunu
Usul usul yol almaktay&#305;m
&#214;nce ruhum bedenimi bulmal&#305;
Sonra en a&#287;&#305;r y&#252;klerini bo&#351;altmal&#305;
Ve sessizce a&#287;lamal&#305;y&#305;m o zaman...
Biliyorum &#351;imdi a&#287;larsam e&#287;er,
Ya sen damlar g&#246;zlerimden ya kan...

</description>
      <pubDate>Mon, 30 Jun 2008 10:00:53 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1680911-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1680911</link>
    </item>
    <item>
      <title>deSSas___SagopA_KajmeR</title>
      <description>Yunus'tur Benim Ad&#305;m
Sagopad&#305;r Mahlas&#305;m..
Dinle

E&#287;er d&#252;&#351;man yoksa bil ki sava&#351; olmaz &#351;ehvet edilinen &#351;u zevkler kolay solmaz..Kula yatakl&#305;k edenler dost say&#305;lamaz..Korku ve deh&#351;ete kap&#305;lan&#305;n kalbi yava&#351; atmaz. g&#252;r&#252;lt&#252;yle besLenen kulakta sukut durmaz.""Kara sinekler mikrop demek ar&#305;lar boka konmaz"". El yumru&#287;unu yemeyen yumru&#287;unu balyoz sanar arlanmaz..Zahmet &#231;eken asla bir ki&#351;i olmaz.Ekmek elden su g&#246;ldense tasaya yer kaLmaz..Yabanc&#305; g&#246;rmedik&#231;e k&#246;pek delice havlamaz..Ya&#351;ama dahil olduk&#231;a sistemlerin ayn&#305; kaLmaz..Derste kopya &#231;ekerek al&#305;nan notla bi bok olmaz..&#214;n&#252;ne hedefi koymad&#305;k&#231;a amaca tez var&#305;lamaz..Hurafelerle yola &#231;&#305;kanlar k&#246;pr&#252; sonuna ula&#351;amaz..Akacak olan kan ilelebet damarda durmaz. Sap&#305;na kadar erkek te olsan ""kad&#305;na el kalkmaz"".

Ger&#231;ek Bana bir ad&#305;m daha yakla&#351; (yakLa&#351; yakLa&#351; yakLa&#351;)..Gaflet Benden bir ad&#305;m daha geri at (Aman uzak Dur Benden) .. Dessas Ne bu caka bu fiyakal&#305; hal (Ne Bu caka Bu fiyakaL&#305; haL) Yolcu yolunda geri gerek hadi yollan..(yoLLan yayLan laN) 

kilidi k&#305;rmad&#305;k&#231;a s&#305;rr&#305;n kaP&#305;s&#305; a&#231;&#305;Lamaz..Rabb'im emri verse inan ta&#351; &#252;st&#252;nde ta&#351; kaLmaz..Komutan komut vermedik&#231;e esas duru&#351; bozuLamaz..Sago bir kere siler ad&#305;n tad&#305;ma kar&#305;&#351;amaz..(Nokta) .. yaz&#305; Ka&#287;&#305;tta yat&#305;l&#305; s&#246;z a&#287;&#305;zdan u&#231;ar durmaz..Dilim tutulmad&#305;k&#231;a mikrofonum s&#305;r tutmaz.ilim kendini biLmektir..Bilmeyenden haLt oLmaz..Yalan s&#246;ylediysen yan&#305;na k&#226;r kalmaz..Yalan&#305;n &#246;mr&#252; tez biter mumlar yats&#305; sonuna &#305;&#351;&#305;yamaz..Zahmet etme bo&#351;tan dolu &#231;&#305;kmaz.G&#252;n gelir bi tatl&#305; s&#246;zle y&#305;lan delikten &#231;&#305;kmaz..Be&#351;ikten mezara dek bu gemide ayn&#305; tayfa kaLmaz..velceLaLin kalemi yazar levhi mahruz okunamaz..Zaman h&#305;rs&#305;z&#305; &#231;ok &#231;alar koluna zincir vurulamaz..Akl&#305;m D&#252;nya liman&#305;na demir atm&#305;&#351;sa gemin girdaptan kurtulmaz..G&#246;z&#252;mde Nice &#305;rmak sakl&#305; ak&#305;&#351;&#305; durmaz..

Ger&#231;ek Bana bir ad&#305;m daha yakla&#351; (yakLa&#351; yakLa&#351; yakLa&#351;)..Gaflet Benden bir ad&#305;m daha geri at (Aman uzak Dur Benden) .. Dessas Ne bu caka bu fiyakal&#305; hal (Ne Bu caka Bu fiyakaL&#305; haL) Yolcu yolunda geri gerek hadi yollan..(yollan yayLan laN) 

Ad&#305;m Yunus
Mahlas&#305;m Sago
ikincisi kaf Kef
&#252;&#231;&#252;nc&#252;s&#252; k&#252;heylan
Evliya-&#305; raP
Arkas&#305; yarIn
Arkas&#305; Yar&#305;n...


&#304;li&#351;ki denilen hadise bir ""dessas""l&#305;k mesaisi; herkesin derdi boldur, alan raz&#305; veren d&#252;ld&#252;l.
</description>
      <pubDate>Fri, 27 Jun 2008 14:46:53 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1667545-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1667545</link>
    </item>
    <item>
      <title>FUTBOLUN TANRIc&#305;kLARI____by__*/DeLi_KaRgA\*__</title>
      <description>Mal&#251;m, futbolla yat&#305;p futbolla kalk&#305;yor, futbolla d&#252;&#351;&#252;n&#252;p, futbolla ka&#351;&#305;n&#305;yoruz...Tak&#305;mlar kuruyor, taktik veriyor, hakemleri tahlil ediyor, h&#226;diseyi milliyet&#231;ilik jargonuyla de&#287;erlendiriyoruz. Bat&#305; ve Do&#287;unun internet man&#351;etleri ile &#351;i&#351;e &#351;i&#351;e &#351;i&#351;irecek g&#246;&#287;s&#252;m&#252;z&#252;n kalmad&#305;&#287;&#305; da a&#231;&#305;k. &#199;&#305;lg&#305;n&#305;z, deliyiz, efsaneyiz, mucizeyi, inan&#231;l&#305;y&#305;z, kosmoz bizi destekliyor, Allah bizimle beraber, yenilmeyiz, destan&#305;z ve daha bir &#231;ok vs.yiz.  Arada s&#305;rada d&#252;&#351;&#252;nce olarak da kaos ya&#351;&#305;yoruz; Fatih Terim'i sevelim mi, sevmeyelim mi, mill&#238; kahraman&#305;m&#305;z m&#305; mill&#238; beceriksizimiz mi, iyi mi k&#246;t&#252; m&#252;? Veya i&#351;i iyice abart&#305;p nefret mi edelim?  (Fatih Terim'in d&#246;n&#252;&#351;te isim isim hepinize cevap verece&#287;im dedikten sonra "acaba bize de ekmek d&#252;&#351;er mi?" diye bu konuya mal bulmu&#351; ma&#287;rib&#238; mis&#226;li at&#305;lan k&#246;&#351;e yazarlar&#305; kulaklar&#305;n&#305;z &#231;&#305;nlas&#305;n)
Futbol'un dili dini olur mu? Bal gibi olur. Ama biz s&#305;ra ile gidelim ve "dil"inden ba&#351;layal&#305;m. Sa&#287; olsun Maraton yorumcusu Erman Toro&#287;lu bu konuda bize olduk&#231;a geni&#351; bir yelpazede hem de nas&#305;l bir dil'i oldu&#287;unu &#246;rnekleriyle g&#246;steriyor (veya dinletiyor). Her biri kamyonlar&#305;n arkas&#305;na yaz&#305;lacak kadar derin anlamlar ve felsefik i&#231;eriklere sahip m&#252;thi&#351; bir dil; "&#350;ansal ben senin....", "arkadan dola&#351;&#305;p iki puan alacak..", "&#220;mit ak&#351;am ka&#231; atar...". Hadi bunlar&#305; futbolun co&#351;kusuna b&#305;rakal&#305;m. Rakibimize "ge&#231;iren", "ka&#231; basar"l&#305;, "tak&#305;mlar"&#305;m&#305;z&#305;n "tatmin edici" oyunlar&#305;nda hadi biraz daha iyimser olal&#305;m zaferlerinde belden a&#351;a&#287;&#305;s&#305;na kayan muhabbeti de T&#252;rk&#231;e'nin azizli&#287;ine verelim. O saatte ailecek kimse izlemeyiversin can&#305;m...
 Yan&#305;lm&#305;yorsam &#304;stanbul'da Etnografya M&#252;zesi'nde Tanr&#305; heykelleri vard&#305;. Bilmiyorum gidip g&#246;rd&#252;n&#252;z m&#252;? &#199;e&#351;it &#231;e&#351;it, boy boy, t&#252;r t&#252;r; bebe&#287;inden ya&#351;l&#305;s&#305;na, ya&#287;murundan sava&#351;&#305;na kadar hangi t&#252;r ve ebatta istersen o kadar var. Burada uzun uzun dinler tarihinin meseleleri &#252;zerinde konu&#351;acak de&#287;ilim. "Futbol G&#252;nleri"nde bu &#231;e&#351;niye yeni tanr&#305;lar da kat&#305;ld&#305;lar. Futbolcular&#305;m&#305;z en az&#305;ndan &#231;o&#287;unlu&#287;u -belki hepsi- ne bileyim ben inan&#231;l&#305; &#231;ocuklar. Her ma&#231;tan sonra "Allah'&#305;n izniyle", "Allah'a &#351;&#252;k&#252;r", "Dualar sayesinde" yorumlar&#305;nda bunu g&#246;steriyorlar. Her insan gibi, futbolcunun da inanma ve tabii ki inanmama hakk&#305; baki (Olay&#305; laikli&#287;e getirip dayamay&#305;n, vallahi dar&#305;l&#305;r&#305;m).  Futbol bir de din&#238; literat&#252;rde yer alan "MUC&#304;ZE" kavram&#305; ile ilintiledi&#287;in zaman ister istemez teolojik bir tak&#305;m yorumlamalar pe&#351; pe&#351;e geliyor. Nerden geldik buraya "Futbol'un Tanr&#305;lar&#305;"ndan.  H&#305;rvatistan ma&#231;&#305;ndan sonra yeni yetme bir yorumcuya g&#246;re; Futbol'un Tanr&#305;lar'&#305; bizim tak&#305;m&#305;m&#305;z&#305; desteklemi&#351;! Haliyle Erman Toro&#287;lu kadar a&#231;&#305;k olman bu ifadenin biraz a&#231;&#305;lmas&#305; gerekir ki, sen de&#287;erli okuyucum (okuyucular&#305;m demiyorum, &#231;&#252;nk&#252; kimse okumuyor, belki edit&#246;r okuyordur) ne kadar &#351;ansl&#305;s&#305;n ki bu i&#351;i ben &#252;zerime ald&#305;m. Merak edenlere i&#351;te Futbol'un Tanr&#305;'lar&#305;n&#305;n yard&#305;mlar&#305;n&#305; a&#231;&#305;k ve net bir &#351;ekilde ilk kez burada yaz&#305;yorum; Direk tanr&#305;s&#305;; topun dire&#287;e gitmesini sa&#287;lad&#305;; aut tanr&#305;s&#305; ikinci kafa vuru&#351;unda topun kendisine gelmesini sa&#287;lad&#305;, d&#252;d&#252;k tanr&#305;s&#305; d&#252;d&#252;&#287;&#252;n sesini k&#305;st&#305; da Semih gol&#252;n&#252; atabildi, &#246;ncesinde ofsayt tanr&#305;s&#305; H&#305;rvat'lar&#305; ofsayta d&#252;&#351;&#252;rd&#252;, yan hakem tanr&#305;s&#305; oyuncu de&#287;i&#351;iklik tabelas&#305;n&#305; kald&#305;rtmad&#305;, &#246;nceki ma&#231;ta kaleci hata tanr&#305;s&#305; Patrick'e hata yapt&#305;rm&#305;&#351;t&#305;, penalt&#305;larda penalt&#305; tanr&#305;s&#305; da mesaiye kalm&#305;&#351;t&#305;. 
Hikaye me&#351;hur; Hakim "Bilmiyor musun burada Allah demek yasak?" demi&#351;, san&#305;k "Allah Allah" demi&#351;. Bu &#231;ok bilmi&#351; (hep bir bilen olacak de&#287;il ya) yazar&#305;n&#305;z&#305;n anlamakta zorluk &#231;ekti&#287;i; "Allah yard&#305;m etti" "Dualar&#305;m&#305;z kabul olundu" demek varken, elin gavuru dedi&#287;imiz adamlar man&#351;etlerde "Allah onlarla beraber" derken, "Futbol'un Tanr&#305;lar&#305;"ndan bahsetmenin  hafifli&#287;inde, iticili&#287;inde ve hatta tiksindiricili&#287;inde ne maksat umuldu&#287;u? Allah'la meselesi oldu&#287;unu bey&#226;n m&#305; yoksa monoteizme isyan m&#305;? (Asl&#305;nda biliyorum ikisi de de&#287;il, hadi sizin -&#252;zerinize almay&#305;n beni belki okuyacak olan sevgili edit&#246;r&#252;me diyorum- g&#252;l hat&#305;r&#305;n&#305;z&#305; k&#305;rmayay&#305;m; bo&#351; bo&#287;azl&#305;k, a&#287;z&#305;ndan &#231;&#305;kan&#305; kula&#287;&#305;n duymamas&#305;, laf s&#246;yledi bal kaba&#287;&#305; ili&#351;kisinin sa&#287;lanmas&#305;) Ne diyelim Allah bildi&#287;i gibi yaps&#305;n...
Allah'a emanet olun....



__*/DeLi_KaRgA\*__</description>
      <pubDate>Tue, 24 Jun 2008 10:14:02 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1649415-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1649415</link>
    </item>
    <item>
      <title>Mill&#238; Tak&#305;m ve Matrix Felsefesi</title>
      <description>Milli ma&#231;lar ile ""Matrix felsefesi"" aras&#305;nda bir ba&#287;lant&#305; oldu&#287;u muhakkak.Sanki bir g&#252;&#231; her &#351;ey senaryo sizler kuklas&#305;n&#305;z demekle kalm&#305;yor bunu g&#246;z&#252;m&#252;ze sokuyor.
&#214;nce &#304;svi&#231;re ma&#231;&#305; son dakikada gelen goller.&#220;stelik Arda'n&#305;n gol&#252; rakibe &#231;arp&#305;p i&#231;e do&#287;ru falso al&#305;yor.Normalde d&#305;&#351;ar&#305; &#231;&#305;kmas&#305; gereken top d&#246;nerek i&#231;eri giriyor.Hadi bu tesad&#252;f.
Ya &#199;ek Cumhuriyeti ile olan ma&#231;&#305;m&#305;z.H&#252;ng&#252;r h&#252;ng&#252;r a&#287;lad&#305;lar.Son dakikalarda gelen 3 gol.
Hadi buda tesad&#252;f.Peki ya H&#305;rvatistan ma&#231;&#305; ve son salisede at&#305;lan gol.Hakem tam a&#287;z&#305;na d&#252;d&#252;&#287;&#252; g&#246;t&#252;recekken yine rakibe &#231;arpan top gol oluyor.
Bunun ad&#305; bir t&#252;rl&#252; konulam&#305;yor.T&#252;rklerde bir &#351;ey var ama &#231;&#246;zemedik diyor rakiplerimiz.
Japon &#231;izgi filmleri vard&#305;r futbol ile ilgili. Onlarda bile b&#246;yle bir senaryo olmuyor. Sanki bir g&#252;&#231; bize bir &#351;eyleri g&#246;stermeye &#231;al&#305;&#351;&#305;yor.Ben ne istersem o olur diyor.
Hemen bu konuyu din ile imam&#305;n etti&#287;i dua ile ili&#351;kilendirmemek laz&#305;m.Bu bence ba&#351;ka bir &#351;ey...
Almanya ma&#231;&#305; var.Ve o ma&#231;ta 9 as oyuncumuz yok.Buna ra&#287;men ben ma&#231;&#305; de&#287;il senaryoyu izleyece&#287;im.Ne olacak acaba &#246;nce 3-0 olacak sonra skor 4-3 bizim lehimize mi olacak.
K&#305;rm&#305;z&#305; kartlar havada m&#305; u&#231;usacak.&#304;nan&#305;n bilmiyorum.Bildi&#287;im tek &#351;ey skor ne olursa olsun &#252;z&#252;lmeyece&#287;im sadece ma&#231;&#305;n sonuna kadar senaryoyu izleyece&#287;im.
Bir g&#252;&#231; sanki bizlerle dalga ge&#231;iyor.Bak&#305;n her &#351;ey benim elimde.Ben ne istersem o olur diyor.
O g&#252;&#231; T&#252;rkiye'nin kupay&#305; almas&#305;n&#305; &#231;ok istiyor.Bu i&#351;i yar&#305;m b&#305;rakmayacak.Almanya ve&#160; finalde kar&#351;&#305;la&#351;aca&#287;&#305;m&#305;z Rusya'n&#305;n&#160; hevesleri kursaklar&#305;nda kalacak.
Hey g&#252;&#231;ler anlad&#305;k bu d&#252;nya ger&#231;ek de&#287;il.Ama Almanya ma&#231;&#305;nda nas&#305;l bir senaryo haz&#305;rlad&#305;n&#305;z nas&#305;l bizleri sevndirecek Almanlar&#305; &#252;zeceksiniz &#351;imdiden merak ediyorum.



YOKSA &#199;OK MU U&#199;UK GELD&#304; S&#304;ZE YAZDIKLARIM?
</description>
      <pubDate>Mon, 23 Jun 2008 14:39:34 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1646032-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1646032</link>
    </item>
    <item>
      <title>fatih terim'i sevmemek i&#231;in 8 neden___AHMET HAKAN'dan</title>
      <description>B&#304;R: "K&#252;&#231;&#252;k da&#287;lar&#305; sen mi yaratt&#305;n birader" diye bak&#305;ld&#305;&#287;&#305;nda surat&#305;na "Hay&#305;r... Hay&#305;r... Sadece k&#252;&#231;&#252;k da&#287;lar&#305; de&#287;il b&#252;y&#252;k da&#287;lar&#305; da ben yaratt&#305;m" ifadesini tak&#305;narak iticilik &#351;ampiyonu oldu&#287;u i&#231;in...

&#304;K&#304;: So&#287;ukkanl&#305; bir de&#287;erlendirmeyle en fazla "&#199;ok ball&#305; bir adam" yorumunu hak etti&#287;i halde "Ben Fatih Terim... Futbolun kitab&#305;n&#305; tersten yazm&#305;&#351; adam" triplerine girdi&#287;i i&#231;in...

&#220;&#199;: Zaferden sonraki afra tafras&#305;n&#305;n &#231;ekilmezli&#287;i nedeniyle, milli ma&#231;lar&#305;m&#305;zda beni ve benim gibileri hep "&#304;&#231;imizdeki &#304;rlandal&#305;" olmak gibi kahredici bir pozisyona s&#252;r&#252;kledi&#287;i i&#231;in...

D&#214;RT: Ba&#351;ar&#305;, zafer, galibiyet... Bunlar&#305;n ele&#351;tirilere en g&#252;zel yan&#305;t olabilece&#287;ini d&#252;&#351;&#252;nemeyip "laf ge&#231;irme" hevesine yenik d&#252;&#351;t&#252;&#287;&#252; i&#231;in... Yani ba&#351;ar&#305;y&#305; hazmetme kapasitesi acayip s&#305;&#287; oldu&#287;u i&#231;in...

BE&#350;: Elde etti&#287;i zaferlerde "mahalle bask&#305;s&#305;" nedeniyle oyuna soktu&#287;u futbolcunun b&#252;y&#252;k pay&#305;na ra&#287;men, bu durumu zerre kadar akl&#305;na getirmeyip "Fatih Terim mucizenin &#246;teki ad&#305;d&#305;r" havas&#305; bast&#305;&#287;&#305; i&#231;in...

ALTI: S&#305;rf &#351;i&#351;kin egosunu daha da &#351;i&#351;irmek ve "Fatih Terim karizmas&#305;"n&#305; belirgin k&#305;lmak amac&#305;yla herkesin dedi&#287;inin tersini yapmaya kalkarken, zoru ve fiyaskoyu g&#246;r&#252;nce an&#305;nda tornistan etti&#287;i i&#231;in...

YED&#304;: Kendisinden "Fatih Terim" diye s&#246;z etti&#287;i i&#231;in...

SEK&#304;Z: D&#305;&#351;ar&#305;da, i&#231;eride bilen bilmeyen herkesin basbaya&#287;&#305; bir "mistik olay" olarak yorumlad&#305;klar&#305; tuhaf bir galibiyetin ard&#305;ndan "Kabaramazs&#305;n kel Fatma" oyunu oynad&#305;&#287;&#305; i&#231;in.


DAHA FAZLA S&#214;ZE GEREK VAR  MI?</description>
      <pubDate>Wed, 18 Jun 2008 07:14:11 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1621890-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1621890</link>
    </item>
    <item>
      <title>ANLAYIN !!!</title>
      <description>Babas&#305; &#246;ld&#252;.
Yetim b&#252;y&#252;d&#252;.
&#220;vey evlat oldu.
Tutukland&#305;.
Hapse at&#305;ld&#305;.
S&#252;r&#252;ld&#252;.
&#304;&#351;siz kald&#305;. (&#350;&#246;yle yaz&#305;yordu o s&#305;k&#305;nt&#305;l&#305; g&#252;nlerde kaleme ald&#305;&#287;&#305; g&#252;nl&#252;&#287;&#252;ne: Harcamalar&#305;m  fazla de&#287;il, zira gelirim hep az.)
Hastaland&#305;; b&#246;breklerinden.
Vuruldu; g&#246;&#287;s&#252;nden.
Mesle&#287;inden at&#305;ld&#305;. 
&#304;dama &#231;arpt&#305;r&#305;ld&#305;.
Karde&#351;leri &#246;ld&#252;.
&#199;ocu&#287;u olmad&#305;. 
Bo&#351;and&#305;.
Karaci&#287;eri iflas etti.

Evet...
"" Mustafa Kemal Atat&#252;rk"" bu.

Evlad&#305; olmayan bir yetimin, duygular&#305;n&#305; anlat&#305;n... Anlat&#305;n ki, o yetimin, evlatlar&#305;m&#305;za b&#305;rakt&#305;&#287;&#305; hediyenin k&#305;ymetini anlas&#305;n evlatlar&#305;m&#305;z.  Cumhuriyet, &#231;ocuklara anlat&#305;ld&#305;&#287;&#305; gibi, folklorik bir m&#252;samere co&#351;kusundan ibaret de&#287;il &#231;&#252;nk&#252;... Anlat&#305;n ki, k&#246;keninde bar&#305;nan derin h&#252;zn&#252; kavras&#305;nlar. 

&#304;&#351;te liste yukar&#305;da. K&#305;sac&#305;k &#246;mr&#252;nde bir insan&#305;n ba&#351;&#305;na ne felaket gelebilirse, gelmi&#351;... Bunu anlat&#305;n. Direnen... Teslim olmayan ruhu anlat&#305;n.

 Korkmas&#305;nlar engellerden.
 Korkmas&#305;nlar yaln&#305;z kalmaktan.
 Korkmas&#305;nlar i&#351;sizlikten.
 Korkmas&#305;nlar paras&#305;zl&#305;ktan.
 Korkmas&#305;nlar al&#231;aklardan.
 Korkmas&#305;nlar do&#287;rulardan. 

Y&#252;rek dedi&#287;in...
Sadece organ de&#287;il arkada&#351; !!!

Bunu &#304;Y&#304; anlay&#305;n!!!
</description>
      <pubDate>Tue, 10 Jun 2008 14:08:21 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1590641-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1590641</link>
    </item>
    <item>
      <title>h&#226;l&#226; UYUMAYA DEVAM m&#305; ?</title>
      <description>&#304;zmir kurtulmu&#351;, &#231;ok tatl&#305; bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler... Trene binerler ve kompart&#305;mana &#231;ekilirler. Ertesi g&#252;n, yaveri, Atat&#252;rk'&#252;n kompart&#305;man&#305;n&#305;n kap&#305;s&#305;n&#305; &#231;alar. Atat&#252;rk, yorgun, bitkin bir halde kravat&#305;n&#305; y&#305;kamaktad&#305;r.

Yaveri: 'Pa&#351;am bu ne hal, hi&#231; uyumad&#305;n&#305;z herhalde; niye b&#246;ylesiniz', der. 

-&#199;ocuk, kompart&#305;man&#305;ma yast&#305;kla battaniye koymay&#305; unutmu&#351;sunuz, kolumu yast&#305;k yapt&#305;m a&#287;r&#305;d&#305;, setremi yast&#305;k yapt&#305;m &#252;&#351;&#252;d&#252;m, uyumad&#305;m kalkt&#305;m, der. 

Yaveri: 'Aman Pa&#351;am! Birimize haber vereydiniz; hemen size bir yast&#305;kla battaniye getirirdik', der.
Ve bir &#252;lke kurtarmaktan d&#246;nen komutan tarihi bir cevap verir:
-Ge&#231; fark ettim, hepiniz en az benim kadar yorgundunuz, hi&#231; birinize k&#305;yamad&#305;m. &#214;nemli olan benim uyumam de&#287;il; milletimin rahat uyumas&#305;.

ATAMIZ SAYESINDE O KADAR RAHAT UYUYORUZ K&#304;, DAHA GAFLET UYKUMUZDAN UYANAMADIK !!!

NE ZAMAN B&#304;R ADIM DAHA &#304;LER&#304; G&#304;DECE&#286;&#304;Z?

NE ZAMAN ""atam izindeyiz"" D&#304;YEREK YAN GEL&#304;P YATMAKTAN, YILIN &#220;&#199;TE B&#304;R&#304;NDE TAT&#304;L YAPMAKTAN VAZGE&#199;ECE&#286;&#304;Z?
</description>
      <pubDate>Tue, 10 Jun 2008 14:06:31 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1590631-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1590631</link>
    </item>
    <item>
      <title>ANLAYANA ve ALAYINA...</title>
      <description>Benimle derdi olan H&#304;&#199;LER; daha do&#287;rusu bir baltaya sap oldu&#287;unu sanan ki&#351;ilikten yoksun &#304;NSAN M&#220;SVETTELER&#304;...

&#304;ki yeti&#351;kin aras&#305;nda olan bitenler sizleri neden bu kadar geriyor? 

Biri anama, bac&#305;ma k&#252;freder, kendi P&#304;&#199;li&#287;ine bakmadan; bir ba&#351;kas&#305; birden fazla ""feyk hesap""la taarruza ge&#231;er; bir ba&#351;kas&#305; ATAT&#220;RK'&#252;n foto&#287;raf&#305;m&#305; profilimde kullanmam&#305; kendisine dert edinmi&#351; habire 1 gram bile tutmayan beyni ile bana laf sokmaya &#231;al&#305;&#351;&#305;r.

Bak&#305;n ki&#351;ilikten yoksun &#304;NSAN M&#220;SVETTELER&#304; hepiniz ile u&#287;ra&#351;maktan BIKTIM, sizler ve avukatl&#305;&#287;&#305;n&#305; daha do&#287;rusu ma&#351;al&#305;&#287;&#305;n&#305; yapt&#305;&#287;&#305;n&#305;z mal&#251;m ki&#351;i ve arkada&#351; grubunuz ile bir derdim yok.  

OLAN OLDU B&#304;TEN B&#304;TT&#304;. 

O bezelye tanesi kadar olan beyniniz anlam&#305;yor mu bu durumu? 
Art&#305;k bana, anneme ve de karde&#351;ime sald&#305;rmay&#305;, salyalar&#305;n&#305;z&#305; sa&#231;may&#305; b&#305;rak&#305;n. Profillerinizde etrafa yans&#305;tt&#305;&#287;&#305;n&#305;z &#304;NSAN EVLADI &#304;MAJINIZI tak&#305;n&#305;n, ADAM olun. Ya&#351;&#305;n&#305;z ba&#351;&#305;n&#305;z ka&#231; olmu&#351; h&#226;l&#226; ufak hesaplar pe&#351;indesiniz. Yok &#246;ylemi&#351;mi&#351; yok b&#246;ylemi&#351;mi&#351;, biraz b&#252;y&#252;y&#252;n !!!  Mal&#251;m ki&#351;inin avukatl&#305;&#287;&#305;n&#305; yada ma&#351;al&#305;&#287;&#305;n&#305; &#252;stlenece&#287;inize ba&#351;ka &#351;eylerin avukatl&#305;&#287;&#305;n&#305; &#252;stlenin. 

Bir derdi olan mal&#251;m ki&#351;iden varsa cebimi al&#305;p derdini y&#252;z&#252;me s&#246;yler, kimli&#287;ini gizlemez.



HAYD&#304; YAVRUCAKLARIM, &#350;&#304;MD&#304; &#304;K&#304;LEY&#304;N...



__*/DeLi_KaRgA\*__
</description>
      <pubDate>Fri, 06 Jun 2008 15:23:22 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1574008-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1574008</link>
    </item>
    <item>
      <title>Karga M&#305;y&#305;m, &#304;nsan M&#305;?</title>
      <description>"G&#252;nlerden bir g&#252;n karak&#305;&#351;&#305;n sonuna do&#287;ru,
G&#252;n g&#252;ne&#351;liydi, o g&#252;n kendimi azad etmi&#351;tim.
R&#252;zgar beni bir sahile g&#246;t&#252;rd&#252;.
Bir yer bulup oturmu&#351;tum, bir t&#252;rk&#252; tutturmu&#351;tum"

Us'umda bulutsuzluk ile g&#252;ne&#351;leniyordum ben,
De&#287;i&#351;ik bir ses i&#351;ittim, dereden gelen.
Bu seste bir tuhafl&#305;k sezmi&#351;tim do&#287;rusu,
Uzan&#305;p bakt&#305;m ki, bu bir karga yavrusu.
&#199;al&#305;ya tak&#305;lm&#305;&#351;t&#305;, at&#305;yordu &#231;&#305;&#287;l&#305;k,
Kurtaray&#305;m dedim, &#246;lmedi ya insanl&#305;k?
Yan&#305;na yakla&#351;&#305;rken, annesi olmal&#305;,
Feryada ba&#351;lad&#305;, sallan&#305;yordu dal&#305;.
Bir anda nerden geldi&#287;ini anlamad&#305;m,
Y&#252;zlerce karga ile &#231;evrildi etraf&#305;m.
Her birisi canh&#305;ra&#351; feryatlar ederek,
Anneye veriyorlard&#305; topluca destek.
Kimisi bana do&#287;ru yap&#305;yordu pike,
Kimi yavruya ko&#351;uyordu seke seke.
Yavruya zarar verece&#287;imi sanarak,
Annenin feryad&#305;yla ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305; atak.
Kargalar&#305;n h&#252;cumundan &#252;rperdim, y&#305;ld&#305;m,
Yavruya yava&#351;&#231;a yakla&#351;t&#305;m, ad&#305;m ad&#305;m.
Feryat ederek kafama, g&#246;z&#252;me &#231;arpan,
Y&#252;zlerce destek&#231;i kargaya ald&#305;rmadan,
Kurtar&#305;p b&#305;rakt&#305;m, hemen &#231;&#305;kt&#305;lar sahip,
Bilmezdim bunlar&#305;; ge&#231;erdim karga deyip.
Birden d&#252;nyada mazlumlar&#305; hat&#305;rlad&#305;m,
Ben de insan&#305;m.
Ke&#351;mir&#8217;de, Bosna&#8217;da, &#199;in&#8217;de, &#199;e&#231;enistan&#8217;da,
T&#252;rkistan&#8217;da, Filistinde, Afganistan&#8217;da,
Irakta, Moro&#8217;da, Eritrede, Rusya&#8217;da,
&#304;srail&#8217;de, Somali&#8217;de, b&#252;t&#252;n d&#252;nyada,
&#304;nsana yap&#305;lan bunca zul&#252;m, i&#351;kence,
Dur durak da yok, s&#252;r&#252;yor her g&#252;n her gece.
Ben &#231;ok rahat&#305;m &#351;imdilik, dokunan yok ya,
Hi&#231; d&#252;&#351;&#252;nmedim ki, umurumda m&#305; d&#252;nya?
Yaz&#305;k bana, karga kadar bile de&#287;ilim,
Sahip &#231;&#305;kamad&#305;m insanl&#305;&#287;a. Elim,dilim
Ba&#351;ka &#351;eyle me&#351;gul, i&#351;itmedim &#231;&#305;&#287;l&#305;&#287;&#305;.
Kargadan m&#305; &#246;&#287;renecektim insanl&#305;&#287;&#305;?
Uyan&#305;k m&#305;y&#305;m, yoksa g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m r&#252;ya m&#305;?
Bir k&#252;&#231;&#252;k karga de&#287;i&#351;tirdi t&#252;m d&#252;nyam&#305;...


Mart_2001
 
__/DeLiKaRgA\__</description>
      <pubDate>Fri, 06 Jun 2008 14:39:03 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1573735-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1573735</link>
    </item>
    <item>
      <title>RUHU ATE&#350;TE YAKMAK</title>
      <description>Yol benim yolcu benim
Aya&#287;&#305;m&#305; &#231;arpt&#305;&#287;&#305;m ta&#351; benim
A&#351;k&#305;n terini silen k&#246;rpe kalp
&#214;n&#252;mde uzayan d&#252;&#351; sanr&#305;lar

Kararan g&#252;ne&#351;, d&#252;&#351; serpen ay
&#350;ehir bir lal ve m&#252;nhal sere serpe
Avu&#231;lar&#305;mdan ak&#305;yor topra&#287;a
Pesimist duygu paylanan bana
G&#252;l harc&#305;rah sevgilerin sevi&#351;lerinde
Papatya kokusu hayatlar benim
&#199;ocuklu&#287;umun yal&#305;n ayak d&#252;&#351;leri

Nefesim ve sesim
Yank&#305;land&#305; a&#287;lama duvarlar&#305;nda
Kad&#305;n, namus; g&#252;&#231;, erkek gezinir
Ge&#231;mi&#351;in yan&#305;k izleri bu arzda
Aln&#305;na leke s&#252;rmemek, hayat
&#214;l&#252;m dostunu beklemek, onur
Kirli ve pasl&#305; bir nefes
Dolan&#305;r &#252;lkemin yama&#231;lar&#305;nda
Bir k&#305;z&#305;n ay g&#252;l&#252;&#351;&#252;
Sevi&#351;ir yapayaln&#305;zl&#305;&#287;&#305;nda
T&#246;re, k&#252;k&#252;rt / kur&#351;un
Kokar ate&#351;inde
Nicedir zifiri kuyu ve kuytu

Kesintisiz bir &#246;l&#252;me b&#305;rakt&#305;m
Kaypak ruhunun d&#252;&#351; yelpazesinde
Dar alanlarda sevi&#351;melerimiz
A&#351;k&#305;n karanl&#305;k g&#246;z&#252;yle
Su i&#231;iyor y&#305;llar asr&#305;n bendinde
Bir k&#305;r&#305;k bardak nakarat&#305;nda
G&#246;zlerin bir ayna misali
""Can k&#305;r&#305;klar&#305;""n&#305; hat&#305;rlat&#305;yor ate&#351;in ah&#305;nda...



__*/DeLi_KaRgA\*__
</description>
      <pubDate>Fri, 06 Jun 2008 09:41:42 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1572258-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1572258</link>
    </item>
    <item>
      <title>A&#351;k Kervan&#305;</title>
      <description>Sevgi elinden gelir a&#351;k kervan&#305; 
En tatl&#305; duygular&#305; ta&#351;&#305;r bize 
All&#305; pullu renklidir her bir yan&#305; 
Revnak revnak nur verir bakan g&#246;ze 
Hazz&#305;n duraklar&#305;ndan a&#351;&#305;k biner 
G&#246;nl&#252;nce ya devam der ya da iner 
&#220;mitler b&#246;yle ba&#351;lar b&#246;yle s&#246;ner 
Ya bahara kal&#305;n&#305;r yada g&#252;ze 
Sevdan&#305;n seyran&#305;nda bitmez tela&#351; 
F&#305;rt&#305;nalar kopar da do&#287;maz g&#252;ne&#351; 
Olmaz kalkan&#305;n ne e&#351; ne de ate&#351; 
Neler &#231;&#305;kar kar&#351;&#305;na geze,geze 
Seven g&#246;n&#252;l y&#252;klenir ulvi hazla 
A&#351;k&#305;ndan taviz vermez bir an asla 
&#214;l&#252;m&#252;ne kalsa da ramak kala 
&#304;&#351; i&#351;ten ge&#231;mi&#351;tir ne hacet s&#246;ze 
Can canan&#305; bulunca biter &#246;zlem 
Art&#305;k raflara kalkar ka&#287;&#305;t,kalem 
Kalplere y&#305;k&#305;lsa da d&#252;nya alem 
Kimin umurunda, hicran gelmi&#351; dize 



__*/DeLi_KaRgA\*__</description>
      <pubDate>Mon, 02 Jun 2008 14:06:13 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1551145-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1551145</link>
    </item>
    <item>
      <title>MESNEV&#206;</title>
      <description>Mesnevi klasik do&#287;u edebiyat&#305;nda, bir &#351;iir tarz&#305;n&#305;n ad&#305;d&#305;r. Edebiyatta ayn&#305; vezinde ve her beyti kendi aras&#305;nda ayr&#305; ayr&#305; kafiyeli naz&#305;m t&#252;r&#252;ne Mesnevi ad&#305; verilmi&#351;tir. Uzun s&#252;recek konular veya hikayeler &#351;iir yoluyla anlat&#305;lmak istendi&#287;inde, kafiye kolayl&#305;&#287;&#305; nedeniyle mesnevi t&#252;r&#252; tercih edilirdi.
Mesnevi her ne kadar klasik do&#287;u &#351;iirinin bir t&#252;r&#252; ise de, "Mesnevi" denildi&#287;i zaman akla "Mevl&#226;na'n&#305;n Mesnevi'si" gelmektedir.
Mevl&#226;na Mesnevi'yi H&#252;sameddin &#199;elebi'nin iste&#287;i &#252;zerine yazm&#305;&#351;t&#305;r. K&#226;tibi H&#252;sameddin &#199;elebi'nin s&#246;yledi&#287;ine g&#246;re, Mevl&#226;na, Mesnevi beyitlerini Meram'da gezerken, oturuken, y&#252;r&#252;rken, hatta sem&#226; ederken s&#246;ylermi&#351;. &#199;elebi H&#252;sameddin de yazarm&#305;&#351;.
Mesnevi'nin dili Fars&#231;a'd&#305;r. Halen Mevl&#226;na M&#252;zesi'nde te&#351;hirde bulunan 1278 tarihli, elde bulunulan en eski Mesnevi n&#252;shas&#305;na g&#246;re beyit say&#305;s&#305; 25618 dir.

* Mesnevi'nin Vezni: F&#226; i l&#226; t&#252;n - f&#226; i l&#226; t&#252;n - f&#226; i l&#252;n 'd&#252;r.

Mevl&#226;na 6 ciltlik Mesnevi'sinde tasavvufi fikir ve d&#252;&#351;&#252;ncelerini, birbirine ulanm&#305;&#351; hikayeler halinde anlatmaktad&#305;r. 



TAMAMINI OKUMAK &#304;STEYENLER &#304;&#199;&#304;N:

http://onlinemesnevi.blogspot.com/</description>
      <pubDate>Fri, 30 May 2008 16:23:14 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1538188-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1538188</link>
    </item>
    <item>
      <title>&#214;L&#220;; YA&#350;ADI&#286;I HALDE &#214;LEN K&#304;&#350;&#304;D&#304;R__mesnev&#238;'ye devam 6</title>
      <description>Bir yoksul bor&#231;lanm&#305;&#351;, civar memleketlerden kalk&#305;p Tebriz&#8217;e gelmi&#351;ti. Dokuz bin alt&#305;n borcu vard&#305;. O vakit de Tebriz&#8217;de Bedrettin &#214;mer, muhtesipti.
Bu &#246;yle bir erdi ki g&#246;nl&#252; adeta bir denizdi. Her k&#305;l&#305; bir Hatem kesilmi&#351;ti. Hatem, d&#252;nyada olsa ona yoksul olur, &#246;n&#252;ne ba&#351; kor, aya&#287;&#305;na toprak olmay&#305; can&#305;na minnet bilirdi. Birisine bir deniz dolusu iyi su verse o vergisinden utan&#305;rd&#305;. Bir zerreyi do&#287;u g&#252;ne&#351;i haline getirse bu ihsan&#305; bile kendisine lay&#305;k g&#246;rmezdi.

O garip, muhtesipten bir kerem umarak gelmi&#351;ti. &#199;&#252;nk&#252; o, gariplere bir dost, bir h&#305;s&#305;m olmu&#351;tu adeta. O garip ki&#351;i de adeta onun kap&#305;s&#305;na kap&#305;lanm&#305;&#351;, ihsan&#305;n&#305; umarak tekrar bor&#231; vermeye ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;. O kerem sahibine g&#252;venerek, onun vergilerini umarak bor&#231;lanmaktayd&#305;. O &#252;mitle bir hayli borca girmede, o huyu kerem ve ihsandan ibaret olan zat&#305;n l&#252;tuf denizine dayanarak &#351;undan bundan bor&#231; almaktayd&#305;.

Bor&#231; verenlerin suratlar&#305; as&#305;l&#305;yor, o ise o ululuklar, keremler bah&#231;esinin l&#252;tfuna g&#252;venerek g&#252;l gibi g&#252;l&#252;yordu. Birisinin s&#305;rt&#305;, Arab&#8217;&#305;n g&#252;ne&#351;inden k&#305;z&#305;&#351;&#305;rsa art&#305;k ona Ebuleheb&#8217;in k&#305;zg&#305;nl&#305;&#287;&#305;ndan ne gam?

Bir adam bulutla s&#246;zle&#351;ti mi sakalar&#305;n suyuna muhta&#231; olur mu art&#305;k? Tanr&#305; elini bilen b&#252;y&#252;c&#252;ler, bu ele, bu aya&#287;a el, ayak derler mi hi&#231;? Aslana g&#252;venen tilki, yumru&#287;u ile kaplanlar&#305;n bile kellesini k&#305;rar.



Cafer, tek ba&#351;&#305;na bir keleyi zapt etti. Kale, onun sonsuz ve kurumu&#351; duda&#287;&#305;na bir yudumcuk suydu. Bir tek atl&#305;, y&#252;r&#252;m&#252;&#351;, kaleye kadar gelmi&#351;, sava&#351;a haz&#305;rlanm&#305;&#351;t&#305;. Kaledekiler &#252;rk&#252;p kap&#305;y&#305; kapatt&#305;lar. Kimsede kar&#351;&#305; duracak c&#252;ret yoktu. Gemidekilerin ne hadleri vard&#305; ki timsaha kar&#351;&#305; koysunlar.

Padi&#351;ah, vezire y&#252;z &#231;evirip &#8220;Seninle dan&#305;&#351;&#305;yorum, b&#246;yle bir zamanda ne &#231;are var, ne yapal&#305;m?&#8221; dedi.

Vezir dedi ki: Kibri, hileyi b&#305;rak&#305;p eline bir k&#305;l&#305;&#231; al, boynuna bir kefen at, huzuruna git. Padi&#351;ah peki ama dedi, bu tek bir ki&#351;i de&#287;il mi? Vezir, do&#287;ru, fakat onun tek olu&#351;unu g&#246;r&#252;p de bunu ehemmiyetsiz bulma. G&#246;z&#252;n&#252; a&#231;, kaleye dikkat et. &#214;n&#252;nde c&#305;va gibi titreyip durmada. O ise eyerin &#252;st&#252;ne &#246;yle bir oturmu&#351; ki sanki do&#287;udakiler de onunla berabermi&#351;, bat&#305;dakiler de. Hi&#231;bir &#351;eye ald&#305;rm&#305;yor. Birka&#231; fedai, ona sald&#305;rd&#305;; kendilerini onun &#246;n&#252;ne att&#305;lar. Fakat hepsini de g&#252;rz&#252;yle &#246;ld&#252;rd&#252;. Hepsi de onun at&#305;n&#305;n ayaklar&#305; alt&#305;na ba&#351; a&#351;a&#287;&#305; d&#252;&#351;t&#252;ler.

Tanr&#305; kudreti, ona &#246;yle bir ordu vermi&#351; ki tek ba&#351;&#305;na bir &#252;mmete sald&#305;r&#305;yor. G&#246;z&#252;m, o eri g&#246;r&#252;nce say&#305; &#231;oklu&#287;u g&#246;z&#252;mden d&#252;&#351;t&#252;. Y&#305;ld&#305;zlar &#231;oksa da g&#252;ne&#351; birdir ve b&#252;t&#252;n y&#305;ld&#305;zlar da onun &#246;n&#252;nde darmada&#287;&#305;n olur, g&#246;r&#252;nmezler.

Binlerce fare ba&#351; kald&#305;rsa kedi, ne korkar, ne &#231;ekinir. Nas&#305;l olur da fareler, toplan&#305;p kedinin kar&#351;&#305;na &#231;&#305;karlar? Onlarda b&#246;yle bir y&#252;rek yoktur ki. Topluluk, suret bak&#305;m&#305;ndan olursa beyhudedir. Kendine gel de Tanr&#305;dan mana toplulu&#287;u iste. Topluluk, bedenlerin &#231;oklu&#287;undan meydana gelmez. Cismi de isim gibi yel &#252;st&#252;nde durur bir &#351;ey bil.

Farelerin y&#252;reklerinde topluluk kudreti olsayd&#305; k&#305;zarlar, gayrete gelirlerdi de birka&#231; tanesi bar araya gelir; fedai gibi aman vermeden kediye sald&#305;r&#305;rd&#305;. Bir tanesi g&#246;z&#252;n&#252; &#305;s&#305;r&#305;r, oyar, &#246;b&#252;r&#252; kula&#287;&#305;n&#305; di&#351;leyip y&#305;rtar, bir ba&#351;kas&#305; yan&#305;n&#305; delerdi. Kedi bu topluluktan kurtulamazd&#305;.

Fakat farede topluluk i&#231;in y&#252;rek yoktur. Kedinin sesini duydu mu akl&#305; ba&#351;&#305;ndan gider. Hilebaz kedinin &#246;n&#252;nde kuruyup kal&#305;r. &#304;sterse farenin say&#305;s&#305; y&#252;z bin olsun ne &#231;&#305;kar?

Koyun s&#252;r&#252;s&#252; &#231;ok olmu&#351; kasaba ne gam? Ak&#305;l &#231;oklu&#287;u uykuyu def edebilir mi? M&#252;lk&#252;n sahibi Tanr&#305;d&#305;r. Toplulu&#287;u o verir, bu y&#252;re&#287;i o ihsan ederde aslan, yaban s&#305;&#287;&#305;r&#305; s&#252;r&#252;s&#252;ne at&#305;l&#305;r. On &#231;atall&#305; boynuzlar&#305; olan y&#252;z binlerce yi&#287;it geyik aslan&#305;n sald&#305;r&#305;&#351;&#305;na kar&#351;&#305;, adeta yok olur.

M&#252;lk&#252;n sahibi O&#8217;dur. Bir Yusuf&#8217;a g&#252;zellik saltanat&#305;n&#305; verir de onu ak buluttan ya&#287;an latif ya&#287;mura d&#246;nd&#252;r&#252;r. Bir y&#252;ze bir y&#305;ld&#305;z parlakl&#305;&#287;&#305; ihsan ederde koca bir padi&#351;ah bir k&#305;z&#305;n k&#246;lesi kesilir. Bir ba&#351;kas&#305;n&#305;n y&#252;z&#252;ne kendi nurunu verir, o adam, gece yar&#305;s&#305; her iyiyi her k&#246;t&#252;y&#252; g&#246;r&#252;r.

Yusuf&#8217;la Musa, Tanr&#305; nuruna sahip oldular, y&#252;zlerinde, g&#246;n&#252;llerinde o nur parlad&#305;. Musa&#8217;n&#305;n y&#252;z&#252;, &#246;yle bir nur sa&#231;t&#305; ki nihayet y&#252;z&#252;ne bir nikap tutunmaya mecbur oldu. Y&#252;z&#252;n&#252;n nuru adeta h&#252;cum eden y&#305;lan&#305;n g&#246;z&#252;n&#252; z&#252;mr&#252;t nas&#305;l al&#305;rsa g&#246;zleri &#246;yle almaktayd&#305;. Musa o kuvvetli nuru &#246;rtmek &#252;zere Tanr&#305;dan nikap istedi.

Tanr&#305; da o nikab&#305;, y&#252;r&#252;, var, kiliminden yap. &#199;&#252;nk&#252; o, emniyet sahibi bir arifin elbisesidir. O elbise Tanr&#305; nurundan bir sabra nail olmu&#351;tur, dokumas&#305;nda can nuru vard&#305;r. B&#246;yle bir h&#305;rkadan ba&#351;ka bir &#351;eyle korunamazs&#305;n. Nurumuza, ondan ba&#351;ka hi&#231;bir &#351;ey tahamm&#252;l edemez. Kafda&#287;&#305; bile o nura mani olmaya kalk&#305;&#351;sa o nur, Kafda&#287;&#305;&#8217;n&#305; da Tur gibi par&#231;alar dedi.

Erlerin bedenlerine Tanr&#305; kudretinin y&#252;celi&#287;i &#246;yle bir tahamm&#252;l vermi&#351;tir ki neliksiz niteliksiz Tanr&#305; nuruna dayan&#305;rlar. Tur da&#287;&#305;n&#305;n zerresine tahamm&#252;l etmedi&#287;i nur, Tanr&#305; kudretiyle bir s&#305;r&#231;ay&#305; yer eder. Kandil duracak yer ve bir s&#305;r&#231;a kandil, Kafda&#287;&#305; ile Tur&#8217;u parampar&#231;a eden nura mekan olur.

Onlar&#305;n bedenlerini kandil konacak yer, g&#246;n&#252;llerini de s&#305;r&#231;a bil. Bu kandilin nuru, ar&#351;a da vurur, g&#246;klere de. Ar&#351;&#305;n ve g&#246;klerin nuru, bu nura kar&#351;&#305; &#351;a&#351;&#305;r&#305;p kal&#305;r, ku&#351;luk &#231;a&#287;&#305;ndaki y&#305;ld&#305;z gibi yok olur gider.

Peygamberlerin sonuncusu, bunu hi&#231;bir an zevali olmayan padi&#351;ahlar padi&#351;ah&#305;ndan nakletmi&#351;tir.

Tanr&#305; demi&#351;tir ki: Ben g&#246;klere, bo&#351;lu&#287;a, y&#252;ce ak&#305;llarla nefislere s&#305;&#287;mad&#305;m da, konuk gibi vard&#305;m, m&#252;minin g&#246;nl&#252;nde keyfiyetsiz, mahiyeti anla&#351;&#305;lmaz bir &#351;ekilde yurt tuttum, oraya konuk oldum. Bu g&#246;n&#252;l vas&#305;tas&#305; ile y&#252;celerde bulunanlar da benden padi&#351;ahl&#305;lar, baht ve devletler bulurlar, a&#351;a&#287;&#305;da bulunanlar da. B&#246;yle bir ayna olmad&#305;k&#231;a g&#252;zelli&#287;inden hi&#231;bir &#351;ey g&#246;r&#252;nmez, ne yery&#252;z&#252;nde, ne de zaman i&#231;inde nurum tecelli etmez. &#304;ki aleme de merhamet at&#305;n&#305; s&#252;rd&#252;m de geni&#351; bir ayna d&#252;zd&#252;m.

Her an bu aynadan elli d&#252;&#287;&#252;n halk&#305; doyar. Aynay&#305; i&#351;it fakat nas&#305;ld&#305;r? Sorma. Has&#305;l&#305; Musa&#8217;da bu elbiseden nikap yapt&#305;, y&#252;z&#252;n&#252; &#246;rtt&#252;. &#199;&#252;nk&#252; o yay gibi parlak nurun tesirini anlam&#305;&#351;t&#305;.

Elbisesinden ba&#351;ka bir &#351;eyden nikap yapsayd&#305; sa&#287;lam ve y&#252;ce bir da&#287; olsa, hatta da&#287;dan da sa&#287;lam bulunsa yine parampar&#231;a olurdu. Tanr&#305; nuru demir duvarlardan bile ge&#231;tikten sonra art&#305;k nikap ona ne yapabilir? O nikap, hararetli bir arifin co&#351;kunluk zaman&#305;ndaki h&#305;rkas&#305;na benziyordu adeta.

Kav, &#246;nce yak&#305;l&#305;r, al&#305;&#351;t&#305;r&#305;l&#305;r da ondan sonra ate&#351; al&#305;r. O do&#287;ru yolu g&#246;steren nurun a&#351;k&#305;yla Safura iki g&#246;z&#252;n&#252; de yele verdi. &#214;nce bir g&#246;z&#252;n&#252; kapat&#305;p bakt&#305;, Musa&#8217;n&#305;n g&#246;z&#252;ndeki nuru g&#246;r&#252;nce o g&#246;z&#252; u&#231;tu, k&#246;r oldu. Ondan sabr&#305; kalmad&#305;, o g&#246;z&#252;n&#252; de a&#231;&#305;p bakt&#305;, &#246;b&#252;r g&#246;z&#252;n&#252; de o ay&#305;n u&#287;runa harcad&#305;.

Sava&#351; eri de &#246;nce yoksulara ekmek verir. Fakat ibadet nuru ona vurdu mu can&#305;n&#305; ba&#287;&#305;&#351;lar.

Bir kad&#305;n Safura&#8217;ya, &#8220;O nergis gibi g&#246;zlerin elden gitti, ac&#305;klan&#305;yor musun?&#8221; diye sordu. Safura dedi ki: Y&#252;z binlerce g&#246;z&#252;m olsayd&#305; da hepsini feda etseydim. Fakat ne fayda, yok ki! Buna ac&#305;klan&#305;yorum. G&#246;z pencerem, ay&#305;n nuru ile y&#305;k&#305;ld&#305; ama ay, define gibi bu y&#305;k&#305;k yeri yurt edindi. Define, art&#305;k bu y&#305;k&#305;k yurdu, ev mi, dam m&#305;, d&#252;&#351;&#252;nmeye vakit b&#305;rak&#305;r m&#305;?

Yusuf sokaktan ge&#231;erken y&#252;z&#252;n&#252;n nuru her evin kafesinden i&#231;eri vururdu. Evdekiler, Yusuf bir yere gidiyor yine derlerdi. K&#246;&#351;ede bucakta oturanlarda duvarda bir nur g&#246;rd&#252;ler mi Yusuf&#8217;un ge&#231;ti&#287;ini anlarlard&#305;. O tarafa penceresi bulunan ev, Yusuf&#8217;un ge&#231;i&#351;i&#351;inden ululan&#305;r, &#351;eref bulurdu.

Hadi Yusuf&#8217;un ge&#231;ece&#287;i tarafa bir pencere a&#231; da oraya otur, seyrine bak! A&#351;&#305;k olmak, o yana bir pencere a&#231;makt&#305;r. &#199;&#252;nk&#252; g&#246;n&#252;l, dostun cemali ile ayd&#305;nlan&#305;r. &#350;u halde daima sevgilinin y&#252;z&#252;ne bak. Babac&#305;&#287;&#305;m, dinle, bu senin elindedir. G&#246;n&#252;llere girmeye yol bul, ba&#351;kalar&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nmeyi b&#305;rak.

Kimya elinde, deriyi bununla tedavi et de bu s&#305;fatla d&#252;&#351;manlar&#305; kendine dost edin! G&#252;zelle&#351;tin mi o g&#252;zele ula&#351;&#305;rs&#305;n da o, ruhu kimsesizlikten kurtar&#305;r. Onun rutubeti can bah&#231;elerini besler, yeti&#351;tirir. Solu&#287;u gamdan &#246;lm&#252;&#351; ki&#351;iyi diriltir. Yaln&#305;z a&#351;a&#287;&#305;l&#305;k cihan saltanat&#305;n&#305; vermez, y&#252;z binlerce &#231;e&#351;it, &#231;e&#351;it saltanatlar ba&#287;&#305;&#351;lar.

Tanr&#305; Yusuf&#8217;a g&#252;zellik saltanat&#305;n&#305; ba&#287;&#305;&#351;lamakla beraber bir de ders vermeden, me&#351;k etmeden r&#252;ya yorma saltanat&#305;n&#305; ba&#287;&#305;&#351;lam&#305;&#351;t&#305;. G&#252;zelli&#287;i onu zindana &#231;ekti, bilgisi de Zuhal y&#305;ld&#305;z&#305;na dek y&#252;celtti onu.

Bu bilgi ve h&#252;ner y&#252;z&#252;nden padi&#351;ah, ona kul oldu. Bilgi padi&#351;ahl&#305;&#287;&#305;, g&#252;zellik saltanat&#305;ndan da &#252;st&#252;n oldu ve takdir edildi.

O dertlere u&#287;ram&#305;&#351; garip de bor&#231; korkusu ile yola d&#252;&#351;t&#252;, o esenlik yurduna hareket etti. Tebriz&#8217;e g&#252;l bah&#231;elerinin yurduna y&#246;neldi. Ve g&#252;l bah&#231;esinde s&#305;rt &#252;st&#252; yatarak &#252;mit uykusuna dalm&#305;&#351;t&#305;.

&#350;imdi, y&#252;ce Tebriz &#252;lkesinden, o saltanat yurdundan parlay&#305;p ayd&#305;nlanmakta, nura nur katmaktayd&#305;. O erlerin oturdu&#287;u bah&#231;eyi g&#246;r&#252;nce can&#305; g&#252;l&#252;yor Yusuf&#8217;un kokusunu al&#305;yor, vuslat M&#305;sr&#305;n&#305; duyuyordu.

Dedi ki: Ey deveyi s&#252;ren, devemi &#305;hlat, bana yard&#305;m geldi, yoksullu&#287;un u&#231;up gitti. &#199;&#246;k ey devem, i&#351;ler g&#252;zelle&#351;ti. &#350;&#252;phe yok ki Tebriz, g&#246;n&#252;llerin &#231;&#246;kt&#252;kleri bir yurttur. Ey devem bah&#231;elerin kenarlar&#305;nda yay&#305;l. Tebriz, bize ne g&#252;zel de bir feyiz yeri ya! Ey deveci develerin y&#252;k&#252;n&#252; &#231;&#246;z. Buras&#305; Tebriz &#351;ehri, g&#252;l bah&#231;elerinin bulundu&#287;u yer. Bu ba&#287;da cennet parlakl&#305;&#287;&#305;, cennet g&#252;zelli&#287;i var. Bu Tebriz&#8217;de ar&#351; nuru var. Her an Tebrizlilere ar&#351;&#305;n y&#252;cesinden cana canlar katan bir koku gelmededir. O garip, muhtesibin evini aray&#305;nca halk dediler ki: O dost, vefat etti. Evvelsi g&#252;n d&#252;nya yurdundan g&#246;&#231;t&#252;. Onun &#246;l&#252;m&#252; y&#252;z&#252;nden erke&#287;in y&#252;z&#252; de sapsar&#305;, kad&#305;n&#305;n y&#252;z&#252; de. O ar&#351; tavusuna hatiflerden ar&#351; kokusu geldi, o da ar&#351;a gitti. Halk, onun g&#246;lgesine s&#305;&#287;&#305;n&#305;rd&#305;. Fakat g&#252;ne&#351;, o g&#246;lgeyi tez tez d&#252;r&#252;verdi. Evvelsi g&#252;n, bu k&#305;y&#305;dan gemisini s&#252;rd&#252;. O b&#252;y&#252;k zat, bu gam yurduna doymu&#351;tu zaten.

Garip bunu duyunca bir nara att&#305;, kendisinden ge&#231;ip gitti. Sanki o da, muhtesibin ard&#305;ndan can verdi. Hemen y&#252;z&#252;ne g&#252;l suyu serptiler, sular sa&#231;t&#305;lar. Yol arkada&#351;lar&#305;, haline a&#287;lad&#305;lar. Adam, geceye kadar kendisine gelemedi, gece yar&#305;s&#305;nda gayb aleminden can&#305; geri geldi, yar&#305; &#246;l&#252; bir halde ay&#305;ld&#305;.

Akl&#305; ba&#351;&#305;na gelince dedi ki: Yarabbi, su&#231;luyum. Halka &#252;mit ba&#287;lad&#305;m. Muhtesip c&#246;mertti ama c&#246;mertlikte hi&#231; de senin e&#351;in olamaz. O k&#252;lah ba&#287;&#305;&#351;lar, sen, ak&#305;lla dolu ba&#351; verirsin. O kaftan verir, sen boy pos ihsan edersin. O alt&#305;n verir bana, sen alt&#305;n sayan el. O kat&#305;r verir bana sen ona binecek ak&#305;l.

Obana &#305;&#351;&#305;k verir, sen ayd&#305;n g&#246;z. O meze verir, sen onu yiyecek kabiliyet. O maa&#351; verir, sen &#246;m&#252;r ve ya&#351;ay&#305;&#351;. Onun vaat etti&#287;i &#351;ey alt&#305;nd&#305;r, senin vaat etti&#287;in, temiz &#351;eyler. O oda verir, sen g&#246;k ve yer verirsin. Senin verdi&#287;in sahada onun gibi y&#252;zlercesi ya&#351;ar, semirir. Alt&#305;n senindir, alt&#305;n&#305; o yaratmada. Ekmek senindir, ekme&#287;i sen ba&#287;&#305;&#351;lars&#305;n.

Ona c&#246;mertli&#287;i merhameti veren de sensin. C&#246;mertlik ederde ne&#351;elenir; bu ne&#351;eyi, bu sevinci veren de sensin. Ben onu kendime k&#305;ble edindim de as&#305;l k&#305;ble edilecek makam&#305; b&#305;rakt&#305;m.

O din Tanr&#305;s&#305; akl&#305;, suyla topraktan kar&#305;lm&#305;&#351; bal&#231;&#305;&#287;a ekerken biz neredeydik? G&#246;ky&#252;z&#252;n&#252; yokluktan meydana getirdi, bu yer d&#246;&#351;emesini de yapt&#305; d&#246;&#351;edi. Y&#305;ld&#305;zlardan kandiller yapt&#305;, tabiatlardan kilitler ve anahtarlar. Nice gizli, a&#351;ikar yap&#305;lar&#305; &#351;u tavanla &#351;u d&#246;&#351;emenin i&#231;ine koydu, gizledi. &#304;nsan y&#252;celikler vas&#305;flar&#305;n&#305;n usturlab&#305;d&#305;r. &#304;nsan s&#305;fat&#305; onun ayetlerine mazhard&#305;r. &#304;nsanda ne g&#246;r&#252;rsen onun aksidir. Irmak suyuna akseden ay gibi hani. Usturlab&#305;nda &#246;r&#252;mcek a&#287;&#305; gibi nak&#305;&#351;lar vard&#305;r, ezel vas&#305;flar&#305; onlarla anla&#351;&#305;l&#305;r bilinir. O usturlab&#305;n &#252;st&#252;ndeki ankebut, gayb g&#246;&#287;&#252; ile ruh g&#252;ne&#351;ine ait &#351;erhlerde bulunur, dersler verir, bu do&#287;ruyu bulan usturlapla ankebut, halk&#305;n eline m&#252;neccimsiz d&#252;&#351;m&#252;&#351;t&#252;r.

Tanr&#305; bu y&#305;ld&#305;z bilgisini peygamberlere vermi&#351;tir. Gayb&#305; g&#246;rmek i&#231;in o alemi g&#246;rebilen bir g&#246;z gerek. Zamanlarca gelip ge&#231;en &#351;u insanlar, d&#252;nya kuyusuna d&#252;&#351;m&#252;&#351;lerdir. Her biri, kuyunun i&#231;inde kendi aksini g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;r. Kuyuda sana g&#246;r&#252;nen, bil ki d&#305;&#351;ar&#305;dad&#305;r. Yoksa o aslan gibi sen de kuyuya d&#252;&#351;t&#252;n gitti.

Tav&#351;an, onu &#8220;kuyuda k&#252;kremi&#351; bir aslan var. Kuyuya gir de ondan &#246;&#231; al. Sen ondan &#252;st&#252;ns&#252;n kopar kafas&#305;n&#305;&#8221; diye yoldan &#231;evirdi. O mukallit de tav&#351;ana kand&#305;, onun maskaras&#305; oldu. Kendi hayalleriyle k&#246;p&#252;rd&#252;, co&#351;tu.

&#8220;Bu g&#246;r&#252;nen &#351;ey, suyun aksettirmesinden ibaret de&#287;il mi? O her &#351;eyi d&#246;nd&#252;ren, &#231;eviren Tanr&#305;n&#305;n bir hayal g&#246;stermesinden ba&#351;ka bir &#351;ey mi? Diyemedi. Sen de bir d&#252;&#351;mana kinlendin mi, ey alt&#305; duyguya zebun olan, alt&#305; duygun da yan&#305;l&#305;r, yanl&#305;&#351;lar i&#231;erisinde kal&#305;rs&#305;n.

Halbuki ondaki o d&#252;&#351;manl&#305;k, Tanr&#305;n&#305;n aksidir. Oradaki kah&#305;r, Tanr&#305;n&#305;n kah&#305;r s&#305;fatlar&#305;ndan &#252;remi&#351;tir. Ondaki su&#231;, sendeki su&#231;un cinsindendir. &#214;nce o huyu, kendi tabiat&#305;ndan y&#305;kay&#305;p ar&#305;tmak gerek. Sendeki &#231;irkin huy, onda g&#246;r&#252;nd&#252;. &#199;&#252;nk&#252; o, sana bir aynad&#305;r adeta. G&#252;zelim aynada &#231;irkinli&#287;ini g&#246;r&#252;nce aynaya sald&#305;rma. Mesela y&#252;ce y&#305;ld&#305;z, suya vurur. Sen de y&#305;ld&#305;z&#305;n aksine toprak atars&#305;n.

Bir kutsuz y&#305;ld&#305;z bizim kutlulu&#287;umuzu alt etmek i&#231;in suya geldi mi dersin. O aksi, y&#305;ld&#305;z san&#305;r, kapans&#305;n diye &#252;st&#252;ne toprak atar durursun. Akis gizlenir, gayb alemine gider. San&#305;rs&#305;n ki y&#305;ld&#305;z da s&#246;nd&#252;. O kutsuz y&#305;ld&#305;z, g&#246;ky&#252;z&#252;ndedir. Ba&#351;&#305;n&#305; o tarafa kald&#305;rmak laz&#305;m. Hatta g&#246;nl&#252;, mekans&#305;zl&#305;k mekan&#305;na ba&#287;lamak gerek. Burada zuhur eden yomsuzluk, o mekans&#305;zl&#305;k aleminin bir aksinden ibarettir. Vergiyi Tanr&#305; vergisi, ihsan&#305; Tanr&#305; ihsan&#305; bil. &#199;&#252;nk&#252; bu aksi, be&#351; duygu alemiyle alt&#305; cihet alemine veren odur.

A&#351;a&#287;&#305;l&#305;k kimselerin ihsan&#305;, kumdan art&#305;k bile olsa yine sen &#246;l&#252;rs&#252;n, o vergiler senden arda kal&#305;r. Akis g&#246;zde ne kadar kalabilir ki? Ey e&#287;ri g&#246;ren, asl&#305; g&#246;rmeyi kendine h&#252;ner yap.

Tanr&#305; yalvar&#305;p yakaranlara ihsanda bulundu mu onlara ihsan etti&#287;i &#351;eylerle beraber uzun bir &#246;m&#252;r ba&#287;&#305;&#351;lar. Nimeti de ebedidir onun, nimet etti&#287;i de ebedilik verir. O, &#246;l&#252;leri bile diriltir, ona ba&#351; vurun! Tanr&#305;, l&#252;tfetti mi o l&#252;tuf, can gibi sana kar&#305;&#351;&#305;r, seninle bir olur. Adeta sen o olursun, o, sen olur. Sende ekmek ve suya i&#351;tah yoksa bu ikisi de olmaks&#305;z&#305;n sana tertemiz bir r&#305;zk verir yine. Semizli&#287;in gittiyse Tanr&#305;, gayb aleminden l&#252;tfeder, sana zay&#305;fl&#305;kta bir gizli semizlik, &#351;i&#351;manl&#305;k verir.

O peri ve cine kokuyu g&#305;da etmi&#351;, meleklere can g&#305;das&#305; vermi&#351;tir. Can nedir ki ona dayan&#305;yorsun? Tanr&#305; kendi a&#351;k&#305; ile seni diriltir. Ondan a&#351;k dirili&#287;i iste, can isteme. O r&#305;zk&#305; iste, ekmek dileme. Halk&#305; su gibi ar&#305; duru bil. O suya akseden, ululuk &#305;ss&#305; Tanr&#305;n&#305;n s&#305;fatlar&#305;d&#305;r. Onlar&#305;n bilgileri, adaletleri, l&#252;tuflar&#305; akar suya aksetmi&#351; y&#305;ld&#305;za benzer. Padi&#351;ahlar, Tanr&#305; saltanat&#305;na mazhard&#305;r; bilgi sahipleri, Tanr&#305; bilgisinin aynas&#305;d&#305;r.

Zamanlar ge&#231;ti gitti. Bu yeni bir zaman. Ay, o ay ama su, o su de&#287;il. Adalet, o adalet. Bilgi de, o bilgi. Fakat o zamanlarda gelip ge&#231;en &#252;mmetler, geldiler ge&#231;tiler.

Ey ak&#305;ll&#305; er, zamanlar, zamanlar&#305;n &#252;st&#252;ne geldi; hepsi be birer birer bir teviye gelip ge&#231;ti. Fakat &#351;u manalar, daimi ve hep o. O arktaki su ka&#231; kere de&#287;i&#351;ti. Fakat ay&#305;n aksiyle y&#305;ld&#305;zlar&#305;n aksi hep var. &#199;&#252;nk&#252; yap&#305;s&#305;, su &#252;st&#252;ne kurulmam&#305;&#351;, g&#246;ky&#252;z&#252; sahas&#305;nda onlar.

Bu s&#305;fatlar, bil ki mana y&#305;ld&#305;zlar&#305; gibi mana g&#246;klerindedir. G&#252;zeller, onun g&#252;zelli&#287;inin aynas&#305;. Onlardaki a&#351;k, onun istemesinin aksi. Bu g&#246;z ka&#351;, bu boy pos, daima asl&#305;na gider durur. Suya akseden hayal, kal&#305;r m&#305; hi&#231;?

B&#252;t&#252;n tasvirler, &#305;rmak suyundaki akislerdir. G&#246;ky&#252;z&#252;n&#252; ovdun mu g&#246;r&#252;rs&#252;n ki hepsi de o. Derken o garibin akl&#305; dedi ki: &#350;u &#351;a&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305; b&#305;rak. Sirke pekmezdir, pekmez de sirke.

O muhtesibi, noksan&#305;n y&#252;z&#252;nden ayr&#305; bildin. Gayretli padi&#351;ahlardan utan a &#351;a&#351;&#305;! Havan&#305;n &#252;st&#252;ndeki esirden bile ileri gitmi&#351; olan zat&#305; &#351;u karanl&#305;klarda oturan farelerden sayma. Onu can olarak g&#246;r, a&#287;&#305;r cisim olarak g&#246;rme. Onu beyin g&#246;r, kemik olarak g&#246;rme. Ona melun iblisin g&#246;z&#252; ile bakma, onu topra&#287;a mensup sayma.

G&#252;ne&#351;le yolda&#351; olana yarasa deme. Kendisine secde edileni secde eder bilme. Bu da akislere benzer ama akis de&#287;ildir. akis suretinde Tanr&#305;n&#305;n g&#246;r&#252;n&#252;&#351;&#252;d&#252;r bu. O, bir g&#252;ne&#351; g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;r, cans&#305;z ve donmu&#351; bir halde kalmam&#305;&#351;t&#305;r. &#350;&#305;rla&#287;an ya&#287;&#305;, g&#252;l ya&#287;&#305; olmu&#351;tur; &#351;&#305;rla&#287;an ya&#287;&#305; kalmam&#305;&#351;t&#305;r.

Tanr&#305; Abdal&#8217;i de, fani varl&#305;klar&#305;n&#305; de&#287;i&#351;tirdiler mi art&#305;k halktan de&#287;ildirler, &#231;evir bu yapra&#287;&#305;. Birlik k&#305;blesi, nas&#305;l olur da iki olur? Toprak, nas&#305;l olur da meleklerin secde ettikleri bir &#351;ey olabilir? Adam, bu &#305;rmakta elma aksini g&#246;rd&#252; ama bu g&#246;r&#252;&#351;&#252; de, ete&#287;ini elmayla doldurdu. Bu g&#246;r&#252;&#351;&#252;, y&#252;zlerce &#231;uval&#305; elmayla doldurdu. Art&#305;k, &#305;rmakta g&#246;rd&#252;&#287;&#252;, nas&#305;l olur da hayal olur? Ten g&#246;rme de o sa&#287;&#305;r ve dilsizler gibi kendilerine do&#287;ru bir &#351;ey s&#246;ylenince inkar edenlerden olma.

O zat, &#8220;Att&#305;&#287;&#305;n vakit sen atmad&#305;n, Tanr&#305; att&#305;&#8221; s&#305;rr&#305;na mazhar olmu&#351;tur. Onun g&#252;r&#252;&#351;&#252;, Tanr&#305; g&#246;r&#252;&#351;&#252;d&#252;r. Ona hizmet Tanr&#305;ya hizmettir. G&#252;nd&#252;z&#252; g&#246;rmek, bu pencereyi g&#246;rmektir.

Hele &#351;u pencere yok mu? O, kendinden parlamadad&#305;r. Ondaki nur, g&#252;ne&#351;in, yahut Ferkat y&#305;ld&#305;z&#305;n&#305;n e&#287;reti nuru de&#287;ildir. o pencereye vuran nur da yine o g&#252;ne&#351;tendir ama bilinen yoldan, bilinen taraftan gelmemi&#351;tir o. Bu pencereyle g&#252;ne&#351; aras&#305;nda &#246;yle bir yol vard&#305;r ki ba&#351;ka pencereler, o yolu bilmez.

Bir bulut gelse de g&#252;ne&#351;i &#246;rtse g&#252;ne&#351;in nuru bu pencereden k&#246;p&#252;r&#252;r, &#231;a&#287;lar. Bu pencereyle g&#252;ne&#351; aras&#305;nda &#351;u havayla alt&#305; cihetten ba&#351;ka bir yoldan bir &#252;lfet, bir &#252;nsiyet vard&#305;r.

Onu &#246;vmek, onu tesbih etmek, Tanr&#305;y&#305; &#246;vmek, Tanr&#305;y&#305; tesbih etmektir. Bu taba&#287;&#305;n meyvesi, kendili&#287;inden biter. Bu sebepten salk&#305;m salk&#305;m elmalar biter. Bu sepete a&#287;a&#231; ad&#305;n&#305; taksan hi&#231; yanl&#305;&#351; olmaz. Bu sepete elma a&#287;ac&#305; de. &#304;kisinin aras&#305;nda gizli bir yol var zaten. Meyve veren bir a&#287;a&#231;tan ne biterse aynen bu sepetten de biter, bu sepet de o &#231;e&#351;it meyveleri verir. &#350;u halde art&#305;k sepeti baht a&#287;ac&#305; g&#246;r de bu sepetin g&#246;lgesinde bir ho&#351;&#231;a otur.

Ekmek, insana m&#252;layemet verince ey sevgili dost, art&#305;k neden ona ekmek dersin? Mahmude de. Yoldaki toprak g&#246;ze ve cana parlakl&#305;k verirse o topra&#287;&#305; s&#252;rme g&#246;r, s&#252;rme bil. O nur, bu topraktan &#231;&#305;k&#305;p parlarken art&#305;k ben ne diye ba&#351;&#305;m&#305; g&#246;&#287;e kald&#305;ray&#305;m? O yok oldu, ey k&#252;stah, ona var deme. B&#246;yle bir &#305;rmakta hi&#231; kuru toprak kal&#305;r m&#305;? Bu g&#252;ne&#351;in &#246;n&#252;nde yeni ay parlayabilir, yahut b&#246;yle bir R&#252;stem&#8217;e kar&#351;&#305; Zal&#8217;in kuvveti para eder mi?

Tanr&#305; da diler ve &#252;st&#252;nd&#252;r o. Nihayet varl&#305;klar&#305;n k&#246;k&#252;n&#252; kaz&#305;r, hepsini yok eder. &#304;ki deme, iki bilme, iki &#231;a&#287;&#305;rma. Kulu efendisinde yok olmu&#351; bil. Efendi de efendiyi yaratan&#305;n nurunda yok olmu&#351;, &#246;l&#252;p gitmi&#351; g&#246;m&#252;lm&#252;&#351;t&#252;r.

Bu efendiyi Tanr&#305;dan ayr&#305; bildin mi metni de kaybedersin, dibaceyi de. G&#246;z&#252;n&#252; g&#246;nl&#252;n&#252; topraktan &#231;evir. Bu, bir tek k&#305;bledir, iki k&#305;ble g&#246;rme. &#304;ki g&#246;rd&#252;n m&#252; iki taraftan kal&#305;rs&#305;n. Pabuca bir ate&#351;tir d&#252;&#351;er, pabu&#231; da yanar gider.</description>
      <pubDate>Fri, 30 May 2008 16:21:36 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1538182-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1538182</link>
    </item>
    <item>
      <title>&#214;LMEDEN &#214;NCE &#214;LMEK____mesnev&#238;'ye devam 5</title>
      <description>Bir haylidir can &#231;eki&#351;tin ama hala perde arkas&#305;ndas&#305;n. &#199;&#252;nk&#252; bir t&#252;rl&#252; &#246;lemedin; halbuki &#246;l&#252;m, as&#305;ld&#305;. &#214;lmedik&#231;e can &#231;eki&#351;men, sona ermez. Merdiven tamamlanmad&#305;k&#231;a dama &#231;&#305;kamazs&#305;n.
Y&#252;z ayak merdivenin iki aya&#287;&#305; noksan olsa dama &#231;&#305;kmak isteyen &#231;&#305;kamaz, dama namahrem kesilir. Y&#252;z kula&#231; ipin bir kulac&#305; eksik olsa kovaya kuyu suyunun dolmas&#305;na imkan yoktur.

Bu gemi, y&#252;k&#252;nden art&#305;k olan son batman&#305; da y&#252;klemezse batmaz beyim. Son y&#252;klenen y&#252;k&#252; as&#305;l bil, ne i&#351; yaparsa o yapar. Vesvese ve azg&#305;nl&#305;k gemisini o bat&#305;r&#305;r.
Ak&#305;l gemisi batt&#305; m&#305; insan, bu g&#246;k kubbeye g&#252;ne&#351; kesilir. &#214;lmedi&#287;in i&#231;in can &#231;eki&#351;men uzad&#305;. Ey T&#305;raz mumu, sabahleyin s&#246;n &#246;l. Y&#305;ld&#305;zlar&#305;m&#305;z gizlenmedik&#231;e can g&#252;ne&#351;i, bil ki gizlidir.

Topuzu kendine vur da benli&#287;ini darmada&#287;&#305;n et. &#199;&#252;nk&#252; bu ten g&#246;z&#252;, kula&#287;a t&#305;kanm&#305;&#351; pamu&#287;a benzer. Ey al&#231;ak, bende, benim hareketlerimde g&#246;rd&#252;&#287;&#252;n benlik, senin benli&#287;inin aksidir. Sen, kendi kendine topuz vurmadas&#305;n.

Benim suretimde kendi aksini g&#246;rm&#252;&#351; kendinle bo&#287;azla&#351;mak i&#231;in co&#351;mu&#351;, k&#246;p&#252;rm&#252;&#351;s&#252;n. Hani o aslan da kuyuda kendi aksini g&#246;rm&#252;&#351;t&#252; de d&#252;&#351;man&#305; san&#305;p sald&#305;rm&#305;&#351;t&#305; ya, onun gibi i&#351;te.

Yok demek, &#351;&#252;phe yok ki var olan&#305;n varl&#305;&#287;&#305;n z&#305;dd&#305;d&#305;r. Yok, diyorum, bilmem diyorum, sen de bu z&#305;tla, z&#305;dd&#305; olan var&#305; ve varl&#305;&#287;&#305; birazc&#305;k anla art&#305;k.

Bu zamanda z&#305;dd&#305; nefyetmeden ba&#351;ka anlay&#305;&#351; &#231;aresi yok ki tuzak olmas&#305;n. Ey ak&#305;ll&#305; fikirli er, sevgiliyi perdesiz g&#246;rmek istiyorsan &#246;l&#252;m&#252; se&#231;, o perdeyi y&#305;rt. Fakat &#246;l&#252;r mezara gidersin hani o &#246;l&#252;m&#252; de&#287;il. Seni de&#287;i&#351;tiren nura g&#246;t&#252;ren &#246;l&#252;m&#252; se&#231;.

Erkek erkeklik &#231;a&#287;&#305;na girdi, kendini bildi mi &#231;ocukluk, &#246;l&#252;r gider; Rum diyar&#305;na mensup olur. Zencilik kalmaz. Toprak alt&#305;n oldu mu toprakl&#305;&#287;&#305; kalmaz. Gam ferahl&#305;k haline geldi mi insana keder verme dikeni yok olur gider.

Mustafa bunu i&#231;in ey s&#305;rlar&#305; arayan, diri olan bir &#246;l&#252; g&#246;rmek istersen dedi... Diriler gibi &#351;u toprak &#252;st&#252;nde &#246;l&#252; olarak y&#252;r&#252;yen, can&#305; g&#246;klere y&#252;celmi&#351;, y&#252;celeri yurt edinmi&#351; birisini g&#246;rmek dilersen... &#214;l&#252;mden &#246;nce bu alemden g&#246;&#231;m&#252;&#351;, ak&#305;lla de&#287;il de ancak sen de &#246;l&#252;rsen anlayaca&#287;&#305;n bir hale gelmi&#351;. Can&#305;, halk&#305;n can&#305; gibi g&#246;&#231;memi&#351;, bir duraktan bir dura&#287;a g&#246;&#231;e g&#246;&#231;e ta son dura&#287;a varm&#305;&#351;.

Birisini, yery&#252;z&#252;nde bu s&#305;fatlara b&#252;r&#252;nm&#252;&#351; gezip duran bir &#246;l&#252;y&#252; g&#246;rmek istersen... Tertemiz Ebu Bekir&#8217;i g&#246;r ki o, do&#287;rulu&#287;u y&#252;z&#252;nden mah&#351;ere varm&#305;&#351;, ha&#351;rolmu&#351; ki&#351;ilerin ulusudur.
Bu alemde EbuBekris S&#305;dd&#305;yk&#8217;a bak da ha&#351;ri daha iyi tasdik et.

Muhammed&#8217;de elde bulunan, g&#246;r&#252;n&#252;p duran y&#252;zlerce k&#305;yametti. &#199;&#252;nk&#252; o, her hakikati, &#231;&#246;z&#252;p ba&#287;lama yoklu&#287;unda hal olmu&#351;, hakiki varl&#305;&#287;a ula&#351;m&#305;&#351;t&#305;. Ahmet bu d&#252;nyaya ikinci defa do&#287;mu&#351;tu. O, apa&#231;&#305;k y&#252;zlerce k&#305;yametti. Ondan k&#305;yameti sorup dururlar ve &#8220;Ey k&#305;yamet, k&#305;yamete ne kadar zaman var&#8221; derlerdi.

Birisi o hakiki mah&#351;er olan Peygamberden ha&#351;ri sordu mu &#231;ok defa hal diliyle &#8220;Mah&#351;erden ha&#351;ri soruyor&#8221; derdi.
&#304;&#351;te onun i&#231;in o g&#252;zel haberler veren peygamber, ey ulular demi&#351;tir, &#246;lmeden &#246;nce &#246;l&#252;n! Nitekim ben de &#246;lmeden &#246;ld&#252;m de bu sesi, bu &#351;&#246;hreti o taraftan ald&#305;m, getirdim.

K&#305;yamet ol da k&#305;yameti g&#246;r. Her &#351;eyi g&#246;rmenin &#351;art&#305; budur. &#304;ster nur olsun, ister karanl&#305;k. O olmad&#305;k&#231;a onu tamam&#305; ile bilemezsin.

Ak&#305;l oldun mu akl&#305; tamam&#305; ile bilirsin, a&#351;k oldun mu a&#351;k&#305;n yanm&#305;&#351;, mahvolmu&#351; fitillerini anlar, duyars&#305;n. Anlay&#305;&#351; bunu kavrayabilseydi bu davan&#305;n delilini apa&#231;&#305;k s&#246;ylerdim.

&#304;ncir yiyen bir ku&#351; gelip konuk olsa bu tarafta incir &#231;oktur, incirin hi&#231;bir de&#287;eri yoktur. Alemde bulunan kad&#305;n, erkek... Herkes her an can vermede, &#246;lmededir. S&#246;zlerini de, &#246;l&#252;m zaman&#305; baban&#305;n o&#287;ula vasiyeti say. Da ibret al ac&#305;n... Bu suretle de bu&#287;uz haset ve kin, k&#246;k&#252;nden s&#246;k&#252;l&#252;p &#231;&#305;ks&#305;n. Yak&#305;nlar&#305;na onlar &#246;l&#252;nce nas&#305;l y&#252;re&#287;in yanarsa o &#231;e&#351;it bak. Gelecek &#351;ey gelmi&#351;tir onlar&#305; &#246;lm&#252;&#351; say, sevdi&#287;ini &#246;l&#252;yor, &#246;lm&#252;&#351; onu kaybetmi&#351;sin bil.

Garezler senin bu &#231;e&#351;it bak&#305;&#351;&#305;na perde oluyorsa onlar&#305; y&#305;rt, at. Bunlar&#305; y&#305;rt&#305;p atamazsan acizim deyip kalma. Bil ki aciz olan&#305; bir acze salan var. Aciz, bir zincirdir. Birisi gelmi&#351;, sana o zinciri takm&#305;&#351;t&#305;r. G&#246;z&#252;n&#252; a&#231;&#305;p zinciri takan&#305; g&#246;rmek gerek.

Ey ya&#351;ay&#305;&#351; yolunu g&#246;steren ben bir do&#287;and&#305;m, aya&#287;&#305;m ba&#287;land&#305;, bu neden? Diye yalvar&#305;p s&#305;zlanmaya koyul. Yarabbi de, k&#246;t&#252;l&#252;&#287;e kuvvetle ad&#305;m att&#305;m. Bu y&#252;zden kahr&#305;nla daima zarar ve ziyan i&#231;indeyim.

Senin &#246;&#287;&#252;tlerine kar&#351;&#305; kula&#287;&#305;m sa&#287;&#305;rd&#305;r. Put k&#305;r&#305;yorum diye davadayd&#305;m ama put yap&#305;yormu&#351;um me&#287;er. Senin yapt&#305;&#287;&#305;n &#351;eyleri senin sanatlar&#305;n&#305; anmak m&#305; farzd&#305;r, &#246;l&#252;m&#252; anmak m&#305;? &#214;l&#252;m, g&#252;z mevsimine benzer, sense yapraklar&#305;n asl&#305;s&#305;n.

&#350;u &#246;l&#252;m y&#305;llard&#305;r davulca&#287;&#305;z&#305;n&#305; d&#246;ver durur da senin kula&#287;&#305;n vakitsiz ve yersiz oynar. Fakat can verme &#231;a&#287;&#305;nda ah &#246;l&#252;m dersin. &#214;l&#252;m &#351;imdi mi seni uyand&#305;rd&#305;? &#214;l&#252;m&#252;n nara atmadan bo&#287;az&#305; y&#305;rt&#305;ld&#305; sesi tutuldu; d&#246;v&#252;le d&#246;v&#252;le davulu patlad&#305;!
Sense kendini bir &#351;eylere verdin, ince eleyip s&#305;k dokudun; ne sesini duydun, ne davulunu! Fakat &#246;l&#252;m&#252;n ne demek oldu&#287;unu &#351;imdi anlad&#305;n i&#351;te.</description>
      <pubDate>Fri, 30 May 2008 16:20:38 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1538173-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1538173</link>
    </item>
    <item>
      <title>SEVG&#304;L&#304;N&#304;N S&#214;Z&#220;____mesnevi'ye devam 4</title>
      <description>Eski zamanlarda bir a&#351;&#305;k vard&#305;, devrinde ahdinde duran bir a&#351;&#305;kt&#305; o. Y&#305;llarca zaman ay y&#252;zl&#252; sevgilisine ba&#287;lanm&#305;&#351;, padi&#351;ah&#305;na adeta esir olmu&#351;tu. Arayan nihayet bulur. Kurtulu&#351;, sab&#305;rdan do&#287;ar. Sevgilisi bir g&#252;n, bu gece gel dedi, senin i&#231;in ballar b&#246;rekler yapt&#305;m. Fakat odada gece yar&#305;s&#305;na kadar bekle de geceleyin sen &#231;a&#287;&#305;rmadan ben gelirim.
Adam kurban kesti ekmekler da&#287;&#305;tt&#305;. Bekledi&#287;i ay, toz alt&#305;ndan &#231;&#305;km&#305;&#351; g&#246;r&#252;nm&#252;&#351;t&#252;.

O hararetli a&#351;&#305;k geceleyin, sevgilisinin vaadine &#252;mitlenerek o odaya gelip oturdu. Gece yar&#305;s&#305; ge&#231;ince vaadinde duran sevgilisi &#231;&#305;ka geldi. Fakat a&#351;&#305;&#287;&#305;n&#305; uyuyor buldu. Yeninden bir par&#231;a kesti. Sen &#231;ocuksun bunlarla oynaya dur diye cebine de birka&#231; tane ceviz koydu. A&#351;&#305;k geceleyin uykusundan s&#305;&#231;ray&#305;p uyan&#305;nca ba&#351;&#305;nda yenini, cebinde cevizleri g&#246;rd&#252;.

Dedi ki: Padi&#351;ah&#305;m&#305;z, do&#287;ruluktan vefadan ibaret. Bize ne geliyorsa bizden geliyor. Ey uykusuz g&#246;n&#252;l, biz bundan eminiz. &#199;&#252;nk&#252; bek&#231;i gibi dam &#252;st&#252;nde elimizde sopa beklemekteyiz. Cevizlerimiz, bu de&#287;irmende k&#305;r&#305;ld&#305;, derdimize ait ne s&#246;ylesem azd&#305;r.

Ey bizi k&#305;nayan, bu maceray&#305; ne vakte dek dinleyip duraca&#287;&#305;z? Bundan b&#246;yle art&#305;k deliye az &#246;&#287;&#252;t ver. Ben art&#305;k ayr&#305;l&#305;k i&#351;vesine ait s&#246;zleri duymak istemem. Bunu s&#305;nad&#305;m, ne vakte dek s&#305;namaya devam edece&#287;im. Bu yolda co&#351;up k&#246;p&#252;rmekten, deli divane olmaktan ba&#351;ka ne varsa uzakl&#305;kt&#305;r, yabanc&#305;l&#305;kt&#305;r. Derhal kalk aya&#287;&#305;ma o zinciri vur. &#199;&#252;nk&#252; ben, tedbir silsilesini y&#305;rtt&#305;m gitti. Fakat o devletli sevgilimin b&#252;kl&#252;m b&#252;kl&#252;m sa&#231;lar&#305;ndan ba&#351;ka iki y&#252;z tane zincir getirsen k&#305;rar&#305;m.

Karde&#351; a&#351;k ve namus do&#287;ru bir &#351;ey de&#287;il. Ey a&#351;&#305;k ar ve haya kap&#305;s&#305;nda durma. Art&#305;k vakti geldi, soyunay&#305;m, sureti b&#305;rakay&#305;m da ba&#351;tanba&#351;a can olay&#305;m.

Ey utanc&#305;n d&#252;&#351;&#252;ncenin d&#252;&#351;man&#305; gel! Ben ar ve haya perdesini y&#305;rtt&#305;m. Ey can&#305;n uykusunu b&#252;y&#252;yle ba&#287;layan sevgili, sen &#351;u alemde ne kat&#305; y&#252;rekli sevgilisin. Hemen sabr&#305;n bo&#287;az&#305;n&#305; s&#305;k da a&#351;k&#305;n g&#246;nl&#252; kutlu olsun. Ey g&#246;nl&#252;m&#252;z&#252; yurt ve konak edinen dost, ben yanmad&#305;k&#231;a a&#351;k&#305;n g&#246;nl&#252; kutlu olur mu hi&#231;? Sen kendi evini yakmadas&#305;n yak. Kimdir bu caiz de&#287;il diyecek?

Ey sarho&#351; aslan bu evi yak. A&#351;k&#305;n evi, b&#246;yle olsun, bu daha do&#287;ru ve yerinde. Bundan b&#246;yle bu yan&#305;&#351;&#305; k&#305;ble edineyim, &#231;&#252;nk&#252; ben mumum yand&#305;k&#231;a ayd&#305;n&#305;m. Babac&#305;&#287;&#305;m bu gece uykuyu b&#305;rak, bir gececik olsun uykusuzlar mahallesine gel de, &#351;u mecnun olanlara pervane gibi vuslat u&#287;runa &#246;lenlere bak.

Halk&#305;n a&#351;k denizinde gark olan &#351;u gemisine bak. Sanki a&#351;k&#305;n bo&#287;az&#305; bir ejderha. Gizli, fakat g&#246;n&#252;ller kapan bir ejderha... Da&#287; gibi ak&#305;llar&#305; &#231;ekiveren bir kehribar. Hangi g&#252;zel koku satan&#305;n akl&#305;, ondan haberdar olsa &#305;rma&#287;a b&#252;t&#252;n tablalar&#305;n&#305; d&#246;k&#252;verir. Y&#252;r&#252;, y&#252;r&#252;... hakikaten bu &#305;rma&#287;&#305;n ne misli vard&#305;r, ne e&#351;i; sen, bu &#305;rmaktan ebediyen &#231;&#305;kamazs&#305;n.

Ey yalanc&#305; g&#246;z&#252;n&#252; a&#231; da bak. Ne vakte dek ben &#351;unu, bunu bilmem diyeceksin. Riya ve mahrumiyet vebas&#305;ndan kurtul, diri ve daima i&#351;te g&#252;&#231;te olan tanr&#305;l&#305;k alemine gir. Gir de g&#246;rm&#252;yorum, g&#246;r&#252;yorum olsun... &#350;u bilmemler biliyorum haline gelsin. Sarho&#351;luktan ge&#231; sarho&#351;luk verir ol. Bu renkten renge giri&#351;i b&#305;rak, onun istivas&#305;na naklet. niceye bir bu sarho&#351;lukla nazlan&#305;p duracaks&#305;n? Her mahalle ba&#351;&#305;nda bunca sarho&#351;luk var.

&#304;ki alem de sevgilinin sarho&#351;lar&#305; ile dolsa hepsi de bir olur ki o bir de hor hakir de&#287;ildir. Onlar bir olmakla derecelerinden d&#252;&#351;meyecekleri gibi &#231;ok olmakla da dereceleri d&#252;&#351;mez. Her hakir kimdir? Bedene tapan cehennemlik!

Alem g&#252;ne&#351;in nuru ile dolsa o yal&#305;m&#305; g&#252;zel &#305;s&#305;l&#305;k kayna&#287;&#305;, hor mu olur? Fakat b&#252;t&#252;n bununla beraber y&#252;celere &#231;&#305;k, sal&#305;n. &#199;&#252;nk&#252; Tanr&#305;n&#305;n yery&#252;z&#252; geni&#351;tir, sana ram olmu&#351;tur.

Bu sarho&#351;luk, y&#252;ce bir do&#287;an ku&#351;una benzer ama kutluluk mekan&#305;nda ondan da y&#252;celeri vard&#305;r. Y&#252;r&#252;, herkesten se&#231;ilmi&#351; olmada, ruh ba&#287;&#305;&#351;lamada sarho&#351;lukta ve sarho&#351; etmede bir &#304;srafil kesil. sarho&#351;un g&#246;nl&#252; ile alay etme, e&#287;lenme hevesi d&#252;&#351;t&#252; m&#252; bunu bilmem onu bilmem demeyi tutturur. Bunu bilmem onu bilmem demek, bildi&#287;imiz kimdir onu s&#246;ylemen i&#231;indir.

S&#246;zde bir &#351;eyi nefyetmek. Bir &#351;eyi ispat etmek i&#231;indir. Nefyi b&#305;rak da s&#246;ze ispattan ba&#351;la. Bu de&#287;il, o de&#287;il s&#246;z&#252;n&#252; terk et de var olan&#305; ileri getir. Nefyi b&#305;rak da var olana tap, bunu o sarho&#351; T&#252;rk&#8217;ten &#246;&#287;ren babac&#305;&#287;&#305;m.

Yabanc&#305; bir T&#252;rk, seher vakti uyand&#305;. Sarho&#351;lu&#287;un verdi&#287;i mahmurlukla bir &#231;alg&#305;c&#305; istedi. Can &#231;alg&#305;c&#305;s&#305;, insan&#305;n can&#305;na munistir. Sarho&#351;un mezesi, g&#305;das&#305; ve kuvveti odur. &#199;alg&#305;c&#305; onlar&#305; sarho&#351;lu&#287;a &#231;eker. Sonra yine sarho&#351;lu&#287;u, &#231;alg&#305;c&#305;n&#305;n, okuyucunun na&#287;mesinden, nefesinden tadarlar.

Tanr&#305; &#351;arab&#305;, insan&#305; o &#231;alg&#305;c&#305;ya, o okuyucuya g&#246;t&#252;r&#252;r; bu ten &#351;arab&#305; da bu &#231;alg&#305;c&#305;dan, bu okuyucudan g&#305;dalan&#305;r. S&#246;ze gelince ikisi de birdir ama hakikatte bu Hasan&#8217;la o Hasan aras&#305;nda fark &#231;oktur. Arada s&#246;ze ait bir &#351;&#252;phe var ama g&#246;ky&#252;z&#252; nerede, ip nerede?
S&#246;zdeki birlik daima yol vurur. Kafirle m&#252;minin birli&#287;i, ten bak&#305;m&#305;ndand&#305;r.

Bedenler a&#287;&#305;zlar&#305; kapal&#305; testilere benzerler. Her testide ne var? Sen ona bak. O beden testisi, ab&#305;hayatla doludur, bu beden testisi &#246;l&#252;m zehriyle. i&#231;indekine bakarsan padi&#351;ahs&#305;n, d&#305;&#351;&#305;na bakarsan yolunu az&#305;tt&#305;n gitti. S&#246;z,bil ki &#351;u bedene benzer, manas&#305; da i&#231;indeki cand&#305;r. Ba&#351; g&#246;z&#252;, daima bedeni g&#246;r&#252;r, can g&#246;z&#252; ise, h&#252;nerli can&#305;.

Mesnevinin s&#246;zlerindeki suret de surete kap&#305;lan&#305; azd&#305;r&#305;r, yolunu kaybettirir, manaya bakan ki&#351;iye de yol g&#246;sterir, do&#287;ru yolu buldurur.
Tanr&#305; da &#8220;Bu Kuran, g&#246;n&#252;l y&#252;z&#252;nden baz&#305;lar&#305;na do&#287;ru yolu g&#246;sterir, baz&#305;lar&#305;n&#305;n da yolunu az&#305;t&#305;r&#8221; buyurmu&#351;tur.

Arif, &#351;arap dedi mi Tanr&#305; i&#231;in olsun abes g&#246;rme. Arife nas&#305;l olur da bir &#351;ey yok olur? Sen &#351;eytan&#305;n i&#231;ti&#287;i &#351;arab&#305; anlarsan Tanr&#305; &#351;arab&#305;n&#305; nereden d&#252;&#351;&#252;nebileceksin?

&#199;alg&#305; ile &#351;arap... bu ikisi de e&#351;ittir. Bu ona ko&#351;ar o buna. Sarho&#351;lar &#231;alg&#305;n&#305;n namesiyle, &#231;alg&#305;c&#305;n&#305;n nefesiyle g&#305;dalan&#305;rlar. &#199;alg&#305; ile &#231;alg&#305;c&#305; onlar&#305; meyhaneye &#231;eker g&#246;t&#252;r&#252;r. O meydan&#305;n ba&#351;&#305;d&#305;r, bu, sonu. G&#246;n&#252;l, onun &#231;evgan&#305;nda bir top kesilmi&#351;tir.

Ak&#305;lda ne varsa kulak oraya dikilir. Ba&#351;ta safra varsa yan&#305;nca sevda olur. Sonra bu ikisi de kendinden ge&#231;er, orada baba da bir olur o&#287;ul da. Ne&#351;eyle dert uzla&#351;t&#305; m&#305; t&#252;rk&#252;m&#252;z &#231;alg&#305;c&#305;lar&#305; uyand&#305;rd&#305;.

&#199;alg&#305;c&#305; uyutucu bir &#351;ark&#305; okumaya ba&#351;lad&#305;: Ey y&#252;z&#252;n&#252; g&#246;rmedi&#287;im sevgili, bana bir kadeh sun. Sen benim y&#252;z&#252;ms&#252;n, hakikatimsin, seni g&#246;rmezsem &#351;a&#351;&#305;lmaz. Yak&#305;nl&#305;&#287;&#305;n son derecesi, &#351;&#252;pheye d&#252;&#351;me perdesiyle b&#252;r&#252;nmedir.

Sen akl&#305;ms&#305;n, seni g&#246;rmezsem &#351;a&#351;&#305;lmaz. Kar&#305;&#351;&#305;k &#351;eylerin birbirine girmesinden seni g&#246;remezsem &#351;a&#351;&#305;lacak &#351;ey de&#287;ildir bu. Sen, bana &#351;ah damar&#305;mdan daha yak&#305;nken, ya diye nas&#305;l sana hitap edebilirim? Ya uzakta olana hitapt&#305;r.

Ben, k&#305;skan&#231;l&#305;&#287;&#305;mdan yan&#305;mdaki sevgiliyi gizlemek, duyanlar&#305; yan&#305;ltmak i&#231;in da&#287;larda, &#231;&#246;llerde sana nida edip duruyorum.

Peygamberin huzuruna bir k&#246;r geldi, ey her hamur teknesine ihsanda bulunan dedi. Sen, sulara, ya&#287;murlara hakimsin, ben de susuzum, su istiyorum. Ey beni suvaran medet, medet!

K&#246;r kap&#305;dan aceleyle gelince Ay&#351;e g&#246;r&#252;nmemek i&#231;in derhal ka&#231;t&#305;. O temiz kad&#305;n, k&#305;skan&#231; peygamberin gayretini biliyordu. Kim daha g&#252;zelse k&#305;skan&#231;l&#305;&#287;&#305; daha art&#305;kt&#305;r. &#199;&#252;nk&#252; o&#287;ullar&#305;m k&#305;skan&#231;l&#305;k nazdan meydana gelir.

Kokmu&#351; kocakar&#305;lar, &#231;irkinliklerinin, kartl&#305;lar&#305;n&#305; bilirler de kocalar&#305;na kendi elleriyle gen&#231; kad&#305;n al&#305;rlar, kendi elleriyle kendilerine ortak getirirler. &#304;ki alemde de Ahmed&#8217;in g&#252;zelli&#287;i gibi g&#252;zellik mi var? Tanr&#305; nuru, ona yard&#305;m etmede. &#304;ki alemin naz&#305; da onda olacak elbet. Bu bak&#305;mdan k&#305;skan&#231;l&#305;k da, g&#252;ne&#351;ten y&#252;z kat daha parlak olan ona yara&#351;&#305;r.

Topumu z&#252;hal y&#305;ld&#305;z&#305;na att&#305;m. Y&#305;ld&#305;zlar y&#252;z&#252;n&#252;z&#252; &#231;evirin. Benim e&#351;i olmayan parlakl&#305;&#287;&#305;ma kar&#351;&#305; yok olun. Yoksa nuruma kar&#351;&#305; r&#252;svay olursunuz.

Ben her gece keremimden kaybolurum, gider gibi g&#246;r&#252;n&#252;r&#252;m, yoksa nereye gidece&#287;im? Gider gibi g&#246;r&#252;n&#252;r&#252;m de, siz de bir gececik olsun bensiz &#351;u alemde yarasalar gibi kanat &#231;&#305;rp&#305;n! Tavus ku&#351;lar&#305; gibi kanatlar&#305;n&#305;z&#305; g&#246;sterin, sarho&#351; olun ba&#351; &#231;ekin ululan&#305;n.

Fakat &#231;ar&#305;k nas&#305;l Eyaz&#8217;&#305;n mumu ise siz de arada bir o &#231;irkin ayaklar&#305;n&#305;za bak&#305;n. Benlikle sol taraf ehlinden olmayas&#305;n&#305;z diye kula&#287;&#305;n&#305;z&#305; &#231;ekmek i&#231;in sabahleyin y&#252;z g&#246;steririm der. Bunu b&#305;rak da bu s&#246;z uzundur. K&#252;n emri s&#246;z&#252; uzatmay&#305; nehyetmi&#351;tir.

Peygamber s&#305;namak i&#231;in &#8220;O kadar gizlenme, o seni g&#246;rm&#252;yor ki&#8221; dedi. Ay&#351;e elleriyle i&#351;aret ederek &#8220;O g&#246;rm&#252;yor ama ben onu g&#246;r&#252;yorum ya&#8221; demek istedi.

Bu &#246;&#287;&#252;t vericinin s&#246;zlerinin benzetmelerle, &#246;rneklerle dolu olmas&#305;, akl&#305;n, ruhun g&#252;zelli&#287;ine kar&#351;&#305; k&#305;skan&#231;l&#305;&#287;&#305;ndan onu g&#246;stermek istemeyi&#351;inden ileri gelir. Ruh, bu kadar gizliyken ak&#305;l, neden bu derece de onu k&#305;skan&#305;r.

Onun nuru kendi y&#252;z&#252;n&#252; &#246;rtm&#252;&#351;t&#252;r. A k&#305;skan&#231;, kimden gizleniyorsun? Bu g&#252;ne&#351;, y&#252;z&#252;n&#252; &#246;rtmeden seyredip durmada. Fakat onun &#351;iddetli nuru, y&#252;z&#252;ne perde olmada. G&#252;ne&#351; bile ondan bir eser g&#246;rmemekte. Art&#305;k sen, onu kimden gizlersin ki a k&#305;skan&#231;?

Fakat bende &#246;yle bir k&#305;skan&#231;l&#305;k var ki onu kendimden bile k&#305;skan&#305;r, kendimden bile gizlemek isterim. &#350;iddetli k&#305;skan&#231;l&#305;k ate&#351;imden g&#246;zlerimle, kulaklar&#305;mla sava&#351;a girmi&#351;im adeta.

Ey can, ey g&#246;n&#252;l! Mademki bu kadar k&#305;skan&#231;s&#305;n, a&#287;z&#305;n&#305; yum, s&#246;z&#252; b&#305;rak bari. Fakat korkar&#305;m susarsam o g&#252;ne&#351; ba&#351;ka bir yerde perdesini y&#305;rtar, kendini g&#246;sterir. S&#252;kutumuz ondan daha ziyade anlatm&#305;&#351; olur. Onu g&#246;r&#252;nmekten men edersek g&#246;r&#252;nmeye olan meyl daha fazlala&#351;&#305;r.

Deniz co&#351;up k&#252;kredi mi, k&#252;kreyi&#351;i k&#246;p&#252;k halinde g&#246;r&#252;n&#252;r; k&#246;p&#252;r&#252;&#351;&#252;, &#8220;Bilinmeyi diledim, sevdim de halk&#305; yaratt&#305;m&#8221; s&#305;rr&#305;n&#305; meydana getirir. S&#246;z s&#246;ylemekse o pencereyi kapatmak demektir. S&#246;z s&#246;ylemek, onu gizlemenin ta kendisidir.

G&#252;le kar&#351;&#305; b&#252;lb&#252;le naralar at da ondan haberi olmayanlara korkusunu duyurma, oyala bu na&#287;melerle onlar&#305;. Kulaklar&#305;, s&#246;zle me&#351;gul olsun da ak&#305;llar&#305;, g&#252;l&#252;n y&#252;z&#252;n&#252; g&#246;rme havas&#305;na kap&#305;lmas&#305;n. Hele pek ayd&#305;n olan bu g&#252;ne&#351;in kar&#351;&#305;s&#305;nda her delil hakikatte yol vurucudur.

&#199;alg&#305;c&#305;, sarho&#351; T&#252;rk&#252;n huzurunda na&#287;melere gizleyerek elest s&#305;rlar&#305;n&#305; s&#246;ylemeye ba&#351;lad&#305;:
Bilmem ki ay m&#305;s&#305;n, put mu? Bilmem ki benden ne istersin? Bilmem ki sana nas&#305;l hizmet edeyim? Susup oturay&#305;m m&#305;, yoksa s&#246;yleyeyim mi?

&#350;a&#351;&#305;lacak &#351;ey &#351;u: Hem benden ayr&#305; de&#287;ilsin, hem de ben neredeyim, sen neredesin? Bunu bir t&#252;rl&#252; bilmiyorum. Bilmiyorum beni nas&#305;l &#231;ekiyor da bazen karalar da y&#252;r&#252;t&#252;yor, bazen kan denizlerine gark ediyorsun. B&#246;ylece a&#287;z&#305;n&#305; a&#231;&#305;p bilmem, bilmiyorum demeye giri&#351;ti, boyuna bu laf&#305; s&#246;yl&#252;yordu. Bilmiyorum s&#246;z&#252; haddi a&#351;&#305;nca T&#252;rk&#252;m&#252;z k&#305;zd&#305;, k&#305;z&#305;&#351;t&#305;. Yerinden f&#305;rlay&#305;p topuzunu &#231;ekti, &#231;alg&#305;c&#305;n&#305;n ba&#351;&#305;na &#231;&#246;kt&#252;. Hemen bir &#231;avu&#351; ko&#351;up topuzu yakalad&#305;, &#231;alg&#305;c&#305;y&#305; &#246;ld&#252;rmek size yara&#351;maz dedi.

T&#252;rk dedi ki: Bu say&#305;s&#305;z tekerlemesi, kafam&#305; &#351;i&#351;irdi, bari ben onun kafas&#305;n&#305; ezeyim de g&#246;rs&#252;n. A kaltaban, bilmiyorsan nane yeme... Biliyorsan ne s&#246;yleyeceksen s&#246;yle. A ahmak bildi&#287;ini s&#246;yle bari de bilmiyorum, bilmiyorum deyip durma.

Ben; neredensin, nerelisin be adam? Diye soruyorum. Sen, ne Herat&#8217;l&#305;y&#305;m ne Belh&#8217;li... ne Ba&#287;dat&#8217;l&#305;y&#305;m ne Musul&#8217;lu, ne de T&#305;raz&#8217;l&#305; diyor, ne diye uzat&#305;p duruyorsun. Nereliysen s&#246;yle bari de kurtul. Burada meram&#305;n&#305; s&#246;ylememek aptall&#305;kt&#305;r.

Yahut da sana ne yedin diye soruversem ne &#351;arap i&#231;tim, ne kebap yedim... Ne et yedim, ne tirit ne de mercimek diyorsun. Ne yediysen yaln&#305;z onu s&#246;yle kafi. S&#246;z&#252; uzun uzun gevelemek neden? &#199;alg&#305;c&#305; dedi ki: Maksad&#305;m gizli.

Senin nefyetmenden, yoktur demenden ispat senden &#252;rk&#252;p ka&#231;mada. Var olan&#305; bir t&#252;rl&#252; bulam&#305;yorsun. &#304;spattan bir koku alas&#305;n diye nefyettim, bilmiyorum dedim. Bu saz&#305;, nefiyle na&#287;melendirdim. &#214;l&#252;nce de &#246;l&#252;m, sana ya&#351;ay&#305;&#351; s&#305;rlar&#305;n&#305; s&#246;yler.</description>
      <pubDate>Fri, 30 May 2008 16:19:46 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1538168-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1538168</link>
    </item>
    <item>
      <title>G&#214;ZYA&#350;I BEDAVA____mesnev&#238;'ye devam 3</title>
      <description>Arab&#8217;&#305;n birinin k&#246;pe&#287;i &#246;lmek &#252;zereydi. Arap ya&#287;mur gibi g&#246;zya&#351;&#305; d&#246;kmede, ba&#351;&#305;ma ne dertler geldi demedeydi. Bir dilenci ge&#231;iyordu. Dedi ki: Niye a&#287;l&#305;yorsun? Kimin &#231;in feryat ve figan ediyorsun?
Arap bir k&#246;pe&#287;im vard&#305; dedi, pek iyi huyluydu. &#304;&#351;te &#351;urac&#305;kta yol &#252;st&#252;nde &#246;l&#252;yor. G&#252;nd&#252;z avc&#305;md&#305;, gece bek&#231;im. G&#246;z&#252; pekti, av&#305; hemen yakalard&#305;. H&#305;rs&#305;z&#305; derhal kovard&#305;.

Adam derdi ne yaraland&#305; m&#305;? Diye sordu. Arap, hay&#305;r dedi, a&#231;l&#305;k onu bu hale getirdi. Adam, bu derde, bu mihnete sabret dedi, Tanr&#305;, sabredenlere kar&#351;&#305;l&#305;k ihsanda bulunur. Ondan sonra dedi ki: Ey h&#252;r ki&#351;i, elindeki &#351;u dolu da&#287;arc&#305;kta ne var?

Arap, d&#252;n ak&#351;amdan artan ekme&#287;im, az&#305;&#287;&#305;m. Bedeni kuvvetlendirmek i&#231;in ta&#351;&#305;maktay&#305;m dedi. Adam dedi ki: Neden o k&#246;pe&#287;e ekmek yemek vermedin? Arap o kadar merhametim yok. Yolda paras&#305;z ekmek ele ge&#231;mez. Fakat g&#246;zya&#351;&#305; bedava dedi.

Adam, a havayla dolu k&#305;rba, toprak ba&#351;&#305;na! Demek ki sence ekmek, g&#246;zya&#351;&#305;ndan daha iyi ha? G&#246;zya&#351;&#305; kand&#305;r, dertle su haline gelir. Topraktan meydana gelen ekmek, beyhude kan d&#246;kmeye de&#287;mez dedi.

Arap, iblis gibi b&#252;t&#252;n v&#252;cudunu hor hakir bir hale getirmi&#351;ti. Bu b&#252;t&#252;n&#252;n par&#231;as&#305;, anacak a&#351;a&#287;&#305;l&#305;k ve baya&#287;&#305; bir &#351;eydir. Ben varl&#305;&#287;&#305;n&#305; o ihsan ve c&#246;mertlik sahibinden ba&#351;kas&#305;na satmayana kul, k&#246;le olay&#305;m. O a&#287;larsa g&#246;ky&#252;z&#252; de a&#287;lar. O feryat ederse g&#246;ky&#252;z&#252; de Yarabbi demeye ba&#351;lar.

Ben o himmet sahibi bak&#305;ra kul, k&#246;le olay&#305;m ki kimyadan ba&#351;ka bir &#351;eye e&#287;ilmez. Dua ederken Tanr&#305;&#8217;ya s&#305;n&#305;k bir halde el kald&#305;r. Tanr&#305;&#8217;n&#305;n merhamet ve ihsan&#305;, s&#305;n&#305;k ki&#351;iye do&#287;ru u&#231;ar.

Bu darac&#305;k kuyudan kurtulmak istiyorsan durmadan ate&#351;e y&#252;z &#231;evir karde&#351;. Tanr&#305;&#8217;n&#305;n hilesini g&#246;r, kendi hileni b&#305;rak. Ey hilesine kar&#351;&#305; hilebazlar&#305;n bile utan&#305;p &#351;a&#351;&#305;rd&#305;klar&#305; Tanr&#305;m!

Tavus ku&#351;u gibi kanad&#305;na bakma, aya&#287;&#305;n&#305; g&#246;r ki k&#246;t&#252; g&#246;z, sana bir pusu kurmas&#305;n. Da&#287; bile k&#246;t&#252;lerin nazar&#305;yla yerinden oynar. Kuran&#8217;da &#8220;Y&#252;zlikunneke&#8221;yi oku da anla.

Da&#287; gibi Ahmet bile yolda &#231;amur ve ya&#287;mur yokken nazara u&#287;rad&#305; da aya&#287;&#305; titremeye ba&#351;lad&#305;. Bu duraklama, s&#252;r&#231;me, bu ayak titremesi de ne? Bu i&#351;in bo&#351; olmas&#305;na imkan yok diye hayrette kald&#305;. Nihayet ayet geldi de, o hal sana k&#246;t&#252; g&#246;zden eri&#351;ti diye hikmetini bildirdi.

Tanr&#305; e&#287;er senden ba&#351;ka biri olsayd&#305; derhal yok olur, o nazara avlan&#305;r erir giderdi. Fakat benim korumam, ete&#287;ini &#231;emreyip geldi de kurtuldun, yaln&#305;z bu titreyi&#351;in, bu s&#252;r&#231;men, bu s&#305;rr&#305; sana bildirmek i&#231;indi dedi.

&#304;beret al da o da&#287; gibi olan Peygambere bak... Ondan sonra a saman &#231;&#246;p&#252;nden a&#351;a&#287;&#305; olan adam, h&#252;nerini mal&#305;n&#305; arz etme!

Ey Tanr&#305; peygamberi, o mecliste &#246;yle adamlar vard&#305;r ki herkesin ku&#351;lar&#305;na bile nazar de&#287;dirir, onlar&#305; bile &#246;ld&#252;r&#252;rler. Nazarlar&#305;ndan k&#252;kreyen aslan&#305;n bile kellesi yar&#305;l&#305;r, inlemeye ba&#351;lar. G&#252;&#231;l&#252; deveye nazar&#305; ile &#246;l&#252;m de&#287;dirir, sonra arkas&#305;ndan k&#246;leyi, y&#252;r&#252; bu devenin ya&#287;&#305;ndan sat&#305;n al diye yollar. K&#246;le deveyi sakatlanm&#305;&#351; g&#246;r&#252;r. Atla beraber ko&#351;an o deve sakatlanm&#305;&#351; ba&#351;&#305; kesilmi&#351;tir.

&#350;&#252;phe yok ki hasetle, k&#246;t&#252; g&#246;zle fele&#287;in d&#246;n&#252;&#351;&#252;n&#252;, y&#252;r&#252;y&#252;&#351;&#252;n&#252; bile ba&#351;ka bir tarzda d&#246;nd&#252;r&#252;rler. Su gizlidir, fakat dolap meydanda. Fakat su esasen d&#246;n&#252;p y&#252;r&#252;mektedir. K&#246;t&#252; g&#246;z&#252;n ilac&#305; iyi g&#246;zd&#252;r. &#304;yi g&#246;z, k&#246;t&#252; g&#246;z&#252; aya&#287;&#305;n&#305;n alt&#305;na al&#305;r, yok eder.

&#304;lerisi gidi&#351;, rahmettir s&#305;fat&#305;d&#305;r, iyi g&#246;z de rahmettir. Halbuki k&#246;t&#252; g&#246;z, kah&#305;r ve lanetten meydana gelmededir. Tanr&#305;&#8217;n&#305;n rahmeti gazab&#305;ndan &#252;st&#252;nd&#252;r. Bunun i&#231;indir ki her peygamber, kendi z&#305;dd&#305;na &#252;st olmu&#351; onu mat etmi&#351;tir.

&#199;&#252;nk&#252;, peygamber rahmetin neticesidir. Z&#305;dd&#305; ise k&#246;t&#252; y&#252;zl&#252;d&#252;r, kah&#305;r neticesidir. Kaz&#305;n h&#305;rs&#305; birdir. &#350;ehvet h&#305;rs&#305; y&#305;land&#305;r, mevki h&#305;rs&#305; ejderha. Kaz h&#305;rs&#305;, bo&#287;az ve cima &#351;ehvetinden meydana gelir. Fakat ba&#351; olma h&#305;rs&#305;nda bu &#351;ehvetlerin tam yirmi tanesi toplanm&#305;&#351;t&#305;r. Mevki sahibi, mevkii y&#252;z&#252;nden Tanr&#305;l&#305;ktan dem vurur. Tanr&#305; ile ortak olmay&#305; tamah eder, nas&#305;l af edilebilir?

Adem&#8217;in i&#351;ledi&#287;i kusur kar&#305;n ve cima y&#252;z&#252;nden oldu. Fakat iblisin su&#231;u ululuktan ve mevki y&#252;z&#252;ndendi. Has&#305;l&#305; Adem &#231;abucak t&#246;vbe etti, halbuki o melun, t&#246;vbe etmeye tenezz&#252;l etmedi. Bo&#287;az ve cima h&#305;rs&#305; da k&#246;t&#252;d&#252;r. Fakat mevki h&#305;rs&#305; olmad&#305;k&#231;a yine de s&#305;n&#305;kl&#305;d&#305;r.

Bu mevki h&#305;rs&#305;n&#305;n k&#246;k&#252;n&#252; dal&#305;n&#305; s&#246;ylemeye kalk&#305;&#351;&#305;rsam bir ba&#351;ka cilt laz&#305;md&#305;r. Arap serke&#351; ata &#350;eytan dedi, yaz&#305;da yay&#305;lan ata de&#287;il. &#350;eytanl&#305;k l&#252;gat ta ba&#351; &#231;ekmedir. Bu s&#305;fat lanete lay&#305;kt&#305;r. Bir sofran&#305;n &#231;evresine y&#252;z tane adam oturur, yer. Fakat ba&#351; olmak isteyen iki adam d&#252;nyaya s&#305;&#287;amaz.

O, d&#252;nya y&#252;z&#252;nden bunun bulunmas&#305;n&#305; istemez. Hatta padi&#351;ah padi&#351;ahl&#305;&#287;&#305;ma ortak olur diye babas&#305;n&#305; bile &#246;ld&#252;r&#252;r. Duymu&#351;sundur ya saltanat k&#305;s&#305;rd&#305;r derler. Padi&#351;ahl&#305;k davas&#305;nda olan, korkusundan akrabal&#305;&#287;&#305; filan hep keser, hepsinden vazge&#231;er.

&#199;&#252;nk&#252;, saltanat k&#305;s&#305;rd&#305;r, onun o&#287;lu yoktur. Ate&#351; gibi kimseyle dostlu&#287;u olamaz. Kimi bulursa yakar, y&#305;rtar. Kimseyi bulamazsa kendi kendisini yer. Hi&#231; ol da onun di&#351;inden kurtul. O kat&#305; y&#252;rekliden merhameti az um!

Hi&#231; oldun mu o kat&#305; y&#252;rekliden korkma. Her sabah mutlak yokluktan ders al. Ululuk, ululuk &#305;s&#305;s&#305; Tanr&#305;&#8217;n&#305;n elbisesidir. Kim onu giymeye kalk&#305;&#351;&#305;rsa vebale girer. Ta&#231; onundur kemer bizim vay haddini a&#351;ana! Bu tavusluk kanad&#305;, sana bir s&#305;namad&#305;r. Buna kap&#305;ld&#305;n m&#305; Tanr&#305;&#8217;ya ortak olmaya, onun gibi noksan s&#305;fatlardan ar&#305; oldu&#287;unu davaya kalk&#305;&#351;&#305;rs&#305;n.

Bir tavus ku&#351;u, ovada kanatlar&#305;n&#305; yolmaktayd&#305;. Hakimin biri gezmeye &#231;&#305;km&#305;&#351;t&#305;. Onu g&#246;r&#252;p dedi ki: Ey tavus b&#246;yle g&#252;zelim kanatlar&#305; nas&#305;l yoluyor da k&#246;k&#252;nden yolup at&#305;yorsun? Hi&#231; ac&#305;m&#305;yor musun?

Bu s&#252;s&#252; kopar&#305;p bal&#231;&#305;&#287;a atmana g&#246;nl&#252;n nas&#305;l raz&#305; oluyor? Haf&#305;zlar o t&#252;yleri be&#287;endiklerinden al&#305;p mushaflar&#305;n aras&#305;na koyuyorlar. Halk havalanmak i&#231;in t&#252;ylerinden yelpazeler yap&#305;yorlar. Bu ne nank&#246;rl&#252;k bu ne c&#252;ret! Bilmiyor musun ki nakka&#351;&#305;n kim? Yahut da biliyor da nazlan&#305;yor; mahsustan o s&#252;sleri yoluyorsun.

Bir&#231;ok naz vard&#305;r ki su&#231; olur; kulu, padi&#351;ah&#305;n g&#246;z&#252;nden d&#252;&#351;&#252;r&#252;r. Nazlanmak, &#351;ekerden tatl&#305;d&#305;r ama az &#231;i&#287;ne, y&#252;zlerce tehlikesi vard&#305;r. Niyaz yolu emin bir yoldur. Naz&#305; b&#305;rak da o yola d&#252;&#351;. Nice nazlananlar vard&#305;r ki kol kanat &#231;&#305;rpar ama nihayet o hal adama vebal olur. Naz&#305;n g&#252;zelli&#287;i seni bir an y&#252;celtse bile onun gizli korkusu, seni eritir mahveder.

Bu yalvar&#305;&#351;a gelince: Seni zay&#305;flat&#305;r. Zay&#305;flat&#305;r ama parlak ay&#305;n on d&#246;rd&#252; gibi ba&#351; k&#246;&#351;eye ge&#231;irir. &#214;l&#252;den diriyi &#231;ekip &#231;&#305;kar&#305;nca &#246;len, do&#287;ru yolu bulur. Diriden &#246;l&#252;ye &#231;&#305;kar&#305;nca da diri nefis, &#246;l&#252;m taraf&#305;na y&#246;nelir, &#246;l&#252;m taraf&#305;na d&#246;n&#252;p dola&#351;&#305;r.

&#214;l ki hi&#231;bir &#351;eye ihtiyac&#305; olmayan diri Tanr&#305;, &#246;l&#252;den diri meydana getirsin. Allah, bu &#246;l&#252; bedenden meydana bir diri getirsin. K&#305;&#351; olursan bahar&#305;n geli&#351;ini, gece kesilirsen g&#252;nd&#252;z&#252;n olu&#351;unu g&#246;r&#252;rs&#252;n.

O kanatlar&#305; yolma ki bir daha yerine yap&#305;&#351;maz. Ey g&#252;zel y&#252;zl&#252;, yasa d&#252;&#351;&#252;p y&#252;z&#252;n&#252; y&#305;rtma. Ku&#351;luk g&#252;ne&#351;ine benzeyen o g&#252;zelim y&#252;z&#252; y&#305;rtmak, yanl&#305;&#351; bir i&#351;tir. B&#246;yle bir y&#252;z&#252; t&#305;rnakla yaralamak kafirliktir. Ay bile onun ayr&#305;l&#305;&#287;&#305; ile a&#287;lamakta. Yoksa y&#252;z&#252;n&#252; g&#246;rm&#252;yor musun? B&#305;rak bu inat&#231;&#305;l&#305;&#287;&#305;, b&#305;rak bu d&#252;&#351;&#252;nceyi!

Bedende Nefsi Mutmainne&#8217;nin y&#252;z&#252;n&#252; d&#252;&#351;&#252;nce t&#305;rnaklar&#305; yaralar. K&#246;t&#252; d&#252;&#351;&#252;nceyi zehirli t&#305;rnak bil. Bu t&#305;rnak, derinle&#351;tik&#231;e can y&#252;z&#252;n&#252; t&#305;rmalar. M&#252;&#351;k&#252;l d&#252;&#287;&#252;mleri a&#231;mak ister; fakat bu, adeta alt&#305;n bir kaba aptes bozmaya benzer.

Ey i&#351;in sonuna varan d&#252;&#287;&#252;m&#252; &#231;&#246;z&#252;lm&#252;&#351; say. Bu d&#252;&#287;&#252;m, bo&#351; keseye vurulmu&#351; kuvvetli ve &#231;&#246;z&#252;lmez bir d&#252;&#287;&#252;md&#252;r. D&#252;&#287;&#252;mleri a&#231;makla u&#287;ra&#351;a,u&#287;ra&#351;a kocald&#305;m, ba&#351;ka birka&#231;, d&#252;&#287;&#252;m&#252; de &#231;&#246;z&#252;lm&#252;&#351; say&#305;ver.

As&#305;l bo&#287;az&#305;m&#305;zdaki &#231;&#246;z&#252;lmez d&#252;&#287;&#252;m &#351;udur: Sen kendini bil, bakal&#305;m, a&#351;a&#287;&#305;l&#305;k bir adam m&#305;s&#305;n, yoksa baht&#305; yaver bir adam m&#305;? Adamsan bu m&#252;&#351;k&#252;l&#252; &#231;&#246;z. &#304;nsan nefsine sahipsen nefsini bu yolda sarf et. Ayan ve araz&#305; bildin tut, ne &#231;&#305;kar? As&#305;l, kendi haddini bil ki bundan ka&#231;&#305;p kurtulmaya imkan yok.

Kendi haddini bilince de art&#305;k bu hadden ka&#231; da ey toprak eleyen, hadsiz aleme ula&#351;. &#214;mr&#252;n mahmul ve mevzu derdiyle ge&#231;ti. G&#246;z&#252;n a&#231;&#305;lmad&#305;, hayat&#305;n duydu&#287;un &#351;eylerle ge&#231;ip gitti. Neticesiz ve tesirsiz olan her delil bo&#351; &#231;&#305;kt&#305;. Sen kendi neticene bak.

Yapan&#305; ancak yap&#305;lan &#351;eylerle g&#246;rebildin; iktirani k&#305;yasla kanaat ettin. Filozof davas&#305;nda delilleri &#231;o&#287;alt&#305;p durur. Halbuki kalbi temiz Tanr&#305; kulu, onun aksine delillere bakmaz bile. Delil ve hicaptan ka&#231;ar, delalet edilenin pe&#351;ine d&#252;&#351;er, ba&#351;&#305;n&#305; yakas&#305;n&#305;n i&#231;ine &#231;eker. Filozofa g&#246;re duman, ate&#351;e delildir ama bizce dumans&#305;z olarak o ate&#351;e at&#305;lmak daha ho&#351;tur.

Hele yak&#305;l&#305;ktan, sevgiden meydana gelen &#351;u ate&#351; yok mu? O, bize dumandan daha yak&#305;nd&#305;r. Has&#305;l&#305; cana ariz olan hayallere kap&#305;l&#305;p dumana ko&#351;mak ve bu y&#252;zden candan olmak, pek k&#246;t&#252; bir i&#351;tir, pek bahts&#305;zl&#305;kt&#305;r.

Kanad&#305;n&#305; yolma, onun sevgisini g&#246;nl&#252;nden s&#246;k, &#231;&#305;kar. &#199;&#252;nk&#252;, sava&#351;mak i&#231;in d&#252;&#351;man&#305;n bulunmas&#305; &#351;artt&#305;r. D&#252;&#351;man olamad&#305;k&#231;a sava&#351; imkan&#305; yoktur. &#350;ehvetin olmazsa ondan ka&#231;&#305;nma emrine uyman m&#252;mk&#252;n de&#287;ildir. meylin olmazsa sabr&#305;n manas&#305; yok. D&#252;&#351;man yoksa ordu sahibi olmana ne hacet?

Kendine gel de kendini had&#305;m etme, papaz olma. &#199;&#252;nk&#252;, &#231;ekinmek ve temiz durmak, &#351;ehvetin z&#305;dd&#305;d&#305;r. Heva ve heves olmad&#305;k&#231;a have ve hevesten &#231;ekinin denmesi m&#252;mk&#252;n de&#287;ildir. &#246;l&#252;lere gazilik taslanmaz ya.

&#8220;Yoksullara verin onlar&#305; doyurun &#8220; denmi&#351;tir, &#351;u halde kazan. &#199;&#252;nk&#252; elinde eskiden kazand&#305;&#287;&#305;n bir &#351;ey olmad&#305;k&#231;a harcayamazs&#305;n ki. Ger&#231;i o mutlak olarak &#8220;Yoksullar&#305; doyurun&#8221; demi&#351;tir ama sen &#8220;Kazan&#305;n da sonra yoksullar&#305; doyurun&#8221; diye oku.

Yine b&#246;yle o padi&#351;ah &#8220;Sabredin&#8221; buyurdu. Bir istek olmal&#305; ki y&#252;z &#231;eviresin. &#8220;Yiyin&#8221; emri &#351;ehvet i&#231;in bir tuzakt&#305;r, ondan sonra gelen &#8220;&#304;sraf etmeyin&#8221; emriyse temizliktir. &#350;ehvet olmasa ondan ka&#231;&#305;nmaya imkan olabilir mi?

Sabretme ezas&#305;na u&#287;ramad&#305;k&#231;a kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;nda bir hay&#305;r ve m&#252;kafat elde edemezsin. Ne ho&#351;tur o &#351;art ve ne sevin&#231;li &#351;eydir o m&#252;kafat. O g&#246;n&#252;ller a&#231;an, canlara canlar katan m&#252;kafat!

A&#351;&#305;klar&#305;n ne&#351;esi de odur, gam&#305; da, hizmetlerine kar&#351;&#305;l&#305;k ald&#305;klar&#305; &#252;cret de. A&#351;k, sevgiliden ba&#351;kas&#305;n&#305; seyre dalarsa bu, a&#351;k de&#287;ildir, asl&#305; yok bir sevdad&#305;r. A&#351;k, o yal&#305;md&#305;r ki parlad&#305; m&#305; sevgiliden ba&#351;ka ne varsa hepsini yakar.

La k&#305;l&#305;c&#305;, Tanr&#305;&#8217;dan ba&#351;ka ne varsa hepsini keser silip s&#252;p&#252;r&#252;r. Bir bak hele, La&#8217;dan sonra ne kal&#305;r? &#304;llahlah kal&#305;r, hepsi gider. Ne&#351;elen, sevin ey ikili&#287;i yak&#305;p yand&#305;ran &#351;iddetli a&#351;k! Zaten evvelkilerde oydu, sonrakiler de. &#304;kilik ancak &#351;a&#351;&#305; g&#246;z&#252;n bir g&#246;r&#252;&#351;&#252;d&#252;r, bunu b&#246;yle g&#246;r. Ne &#351;a&#351;&#305;lacak &#351;ey! Hi&#231; onun aksinden ba&#351;ka bir g&#252;zel olur mu? Beden, ancak canla hareket edebilir. Can&#305; olmayan bedeni istersen ya&#287;la, balla beslemeye kalk, yine beyhudedir.

Bunu, bir g&#252;nce&#287;iz olsun dirilip bu canlar can&#305;n&#305;n elindeki kadehi alan, o &#351;arab&#305; i&#231;en bilir. Fakat g&#246;z&#252;, o y&#252;zleri g&#246;remeyene &#351;u duman, can g&#246;r&#252;n&#252;r. Abd&#252;laziz o&#287;lu &#214;mer&#8217;i g&#246;rmedi&#287;inden Haccac onca adalet sahibidir.

O, Musa&#8217;n&#305;n ejderhas&#305;n&#305; g&#246;rmemi&#351;tir de b&#252;y&#252;c&#252;lerin iplerinde can var san&#305;r. Ar&#305; duru suyu i&#231;meyen ku&#351;, kara su i&#231;inde kanat &#231;&#305;rp&#305;p durur. Z&#305;t olmad&#305;k&#231;a z&#305;tt&#305; tan&#305;namaz. Yara g&#246;r&#252;l&#252;nce onulmaya ba&#351;lan&#305;r.

Has&#305;l&#305; Elest ikliminin kadrini bilesin diye d&#252;nya, &#246;nce gelmi&#351;tir. Fakat buradan kurtulup oraya vard&#305;n m&#305; ebed &#351;eker hanesinde &#351;&#252;kreder durursun. Dersin ki: Sanki orada toprak elemi&#351;im. Bu tertemiz alemden ka&#231;&#305;p duruyormu&#351;um.

Ke&#351;ke bundan &#246;nce &#246;lseydim de o bal&#231;&#305;kta &#231;ektiklerim, daha az olsayd&#305;. &#304;&#351;te onun i&#231;in o her &#351;eyi bilen peygamber, &#8220;Kim &#246;l&#252;r bedenini terk ederse, &#246;ld&#252;&#287;&#252;nden, g&#246;&#231;t&#252;&#287;&#252;nden dolay&#305; hasrete d&#252;&#351;mez. Ancak taksirat&#305;ndan, f&#305;rsat&#305; fevt etti&#287;inden hasrete d&#252;&#351;er.

&#214;len ke&#351;ke maksad&#305;ma bundan &#246;nce eri&#351;seydim diye diler. K&#246;t&#252;yse, &#246;nce &#246;lseydi k&#246;t&#252;l&#252;&#287;&#252; daha az olurdu. &#304;yiyse, iyilik yurduna daha &#246;nce giderdi. K&#246;t&#252;, haberim yokmu&#351;, ben an be an &#246;n&#252;mdeki perdeleri artt&#305;r&#305;p duruyormu&#351;um. Bundan &#246;nce buraya g&#246;&#231;seydim bu perdem, daha az olurdu der&#8221; buyurmu&#351;tur.

H&#305;rsa d&#252;&#351;&#252;p kanaat y&#252;z&#252;n&#252; az y&#305;rt. Ululan&#305;p a&#351;a&#287;&#305;lanma y&#252;z&#252;n&#252; az incit. Hasisli&#287;inden c&#246;mertlik y&#252;z&#252;n&#252;, &#350;eytanl&#305;&#287;&#305;ndan secdenin g&#252;zelim cemalini az parala. O cenneti bezeyen kanatlar&#305; yolma. O yollar&#305; kaplayan kanatlar&#305; yolma.

Tavus ku&#351;u, bu &#246;&#287;&#252;d&#252; duyunca ona bakt&#305;. Sonra da zari, zari a&#287;lamaya koyuldu. O dertlini feryad&#305; figan&#305; orada bulunanlar&#305; da feryada d&#252;&#351;&#252;rd&#252;. Neden kanatlar&#305;n&#305; yoluyorsun diye soran cevaps&#305;z kal&#305;p pi&#351;man bir halde a&#287;lamal&#305; oldu.

Neden bo&#351;bo&#287;azl&#305;kta bulundum da sordum? O, zaten dertle doluymu&#351;, ben onu b&#252;sb&#252;t&#252;n co&#351;turdum diyordu. G&#246;zlerinden akan ya&#351;lar topra&#287;a damlamakta idi. Damlayan damlalar&#305;n her birinde y&#252;zlerce cevap vard&#305;.

Do&#287;ru ve &#246;zden a&#287;lay&#305;&#351;, canlara dokunur, fele&#287;i ve ar&#351;&#305; bile a&#287;lat&#305;r. Ak&#305;l ve g&#246;n&#252;ller, &#351;&#252;phe yok ki ar&#351;a mensuptur, hicap i&#231;inde olarak ar&#351; nurundan do&#287;arlar.

Harut&#8217;la Marut gibi. O iki temiz melek de bu alemde korkun&#231; bir kuyuda mahpusturlar. A&#351;a&#287;&#305;l&#305;k &#351;ehvet alemine d&#252;&#351;t&#252;ler de su&#231;lar&#305; y&#252;z&#252;nden bu kuyuda ba&#287;lana kald&#305;lar. &#304;yilerle k&#246;t&#252;ler b&#252;y&#252;y&#252; ve b&#252;y&#252;y&#252; bozan &#351;eyleri bu iki melekten &#246;&#287;renirler. Fakat &#246;nce kendine gel, b&#252;y&#252;y&#252; &#246;&#287;renme vazge&#231; bu sevdadan.

Biz bu b&#252;y&#252;y&#252; seni belaya u&#287;ratmak ve s&#305;namak i&#231;in &#246;&#287;retiriz diye &#246;&#287;&#252;t verirler. S&#305;namada &#351;art ihtiyar sahibi olmakt&#305;r. Kudret elde olmad&#305;k&#231;a da ihtiyar olamaz. &#304;stekler uyumu&#351; k&#246;peklere benzer. Onlardaki hay&#305;r ve &#351;er de gizlidir. Kudretleri olmad&#305;&#287;&#305; i&#231;in bunlar, yere yatm&#305;&#351; odun par&#231;alar&#305; gibi yatakalm&#305;&#351;lard&#305;r.

Fakat aralar&#305;na pis bir &#351;ey at&#305;ld&#305; m&#305; adeta k&#246;peklere h&#305;rs surunu &#252;f&#252;r&#252;r. O sakaktaki bir e&#351;ek d&#252;&#351;&#252;p &#246;ld&#252; m&#252; uyuyan y&#252;zlerce k&#246;pek uyan&#305;r. Gayp gizlili&#287;inden gitmi&#351; olan h&#305;rslar, yenlerinden yakalar&#305;ndan ba&#351; &#231;&#305;kar&#305;r, h&#252;cuma koyulurlar.

Her k&#246;pe&#287;in k&#305;llar&#305; di&#351; kesilir hile i&#231;in kuyruk sallamaya ba&#351;larlar. K&#246;pe&#287;in belden a&#351;a&#287;&#305;s&#305; hile, belden yukar&#305;s&#305; &#246;fke olur, odun bulmu&#351; zay&#305;f ate&#351;e d&#246;ner. Mekans&#305;zl&#305;k elinden yal&#305;m,yal&#305;m gelip &#231;atar, ate&#351;ten &#231;&#305;kan alev ta g&#246;&#287;e kadar, a&#287;ar.

Bunun i&#231;in y&#252;zlerce k&#246;pek de insan&#305;n bedenin de uyumu&#351;tur. Bir av olmad&#305;&#287;&#305; i&#231;in onlar, adeta gizlenmi&#351;lerdir. Yahut da g&#246;zleri ba&#287;l&#305; do&#287;an ku&#351;lar&#305;na benzerler. Perde ard&#305;nda bir av sevdas&#305;yla yan&#305;p tutu&#351;urlar. Fakat do&#287;an&#305;n k&#252;lah&#305;n&#305; kald&#305;rd&#305;n da av&#305;n&#305; g&#246;rd&#252;n m&#252; derhal da&#287;lara d&#246;n&#252;p dola&#351;maya ba&#351;lar. Hastan&#305;n iste&#287;i yat&#305;&#351;m&#305;&#351;t&#305;r. Hat&#305;r&#305;, yaln&#305;z iyile&#351;mektedir. Ama ekmek, elma ve karpuz g&#246;r&#252;nce onu yemek ister bu istekle zarar korkusu, sava&#351;a giri&#351;ir. Sabrederse bunlar&#305; g&#246;r&#252;&#351;&#252;, iyili&#287;ine yarar. &#199;&#252;nk&#252; o heyecana d&#252;&#351;mek, onun gev&#351;emi&#351; tabiat&#305;na iyi gelir. Fakat sabredemezse g&#246;rmemesi daha iyidir. Okun z&#305;rhs&#305;z adamdan uzak olmas&#305; ye&#287;!

Tavus ku&#351;u a&#287;lamas&#305; bitince dedi ki: Y&#252;r&#252;, sen renge ve kokuya kap&#305;lm&#305;&#351;s&#305;n. G&#246;rm&#252;yorsun ki bu kanatlar y&#252;z&#252;nden her yandan ba&#351;&#305;ma y&#252;zlerce bela gelip &#231;atmada. Nice merhametsiz avc&#305;lar, bu kanatlar y&#252;z&#252;nden her yanda benim i&#231;in tuzak kuruyorlar. Nice ok&#231;u kanatlar&#305;m i&#231;in yay&#305;n&#305; &#231;ekmi&#351; bana ok atmada.

G&#252;c&#252;m kuvvetim yok, kendimi koruyam&#305;yorum, bu kazadan, bu beladan, bu fitnelerden kurtulmama imkan yok. Madem ki i&#351; b&#246;yle, da&#287;larda, ovalarda emin olabilmek i&#231;in &#231;irkin olmam daha iyi.

Ey yi&#287;it, bu kanatlar, benim ululanma silah&#305;m kesildi. Ululanmaysa ululananlar&#305; y&#252;zlerce belaya u&#287;rat&#305;r.
Nice h&#252;ner ve sanatlar vard&#305;r ki ham ki&#351;iyi helak eder. &#199;&#252;nk&#252; o, taneye ko&#351;ar, bu y&#252;zden de tuza&#287;&#305; g&#246;rmez. &#304;htiyar&#305;na sahip olmak, &#8220;Sak&#305;n&#305;n&#8221; emrine uyan ve kendisine sahip olan adam i&#231;in iyidir. Kendini koruyam&#305;yor k&#246;t&#252;l&#252;klerden &#231;ekinemiyorsan sak&#305;n, o aleti uzakla&#351;t&#305;r&#305;r, ihtiyar&#305; b&#305;rak.

Benim de cilvelendi&#287;im &#351;ey ve ihtiyar&#305;m, o kanatt&#305;r. Onu yoluyorum, &#231;&#252;nk&#252; ba&#351;&#305;ma kastetmede. Sab&#305;r sahibi, kendi kanad&#305;n&#305; yok farz eder, bu suretle kanad&#305; da onu k&#246;t&#252; d&#252;&#351;&#252;ncelere sevk etmez.

&#350;u halde ona de ki: Kanad&#305;n&#305; yolma, onun bir zarar&#305; yoktur. Bu &#231;e&#351;it adama ok gelse &#246;n&#252;ne kalkan&#305;n&#305; tutar. Fakat bana bu g&#252;zel kanat d&#252;&#351;mand&#305;r. &#199;&#252;nk&#252; sabredemiyor, cilveleniyorum. E&#287;er &#231;ekinme ve korunma bana yol g&#246;sterseydi ihtiyar y&#252;z&#252;nden debdebem, devletim artard&#305;. Ben &#231;ocu&#287;a yahut sarho&#351;a benziyorum, s&#305;nanmalara tahamm&#252;l&#252;m yok. Benim elime k&#305;l&#305;&#231; vermek caiz de&#287;ildir.

E&#287;er akl&#305;m olsayd&#305; da beni men etseydi k&#305;l&#305;&#231;, elimde bir zafer vas&#305;tas&#305; olurdu. G&#252;ne&#351; gibi nurlar sa&#231;an bir ak&#305;l laz&#305;m ki do&#287;rudan ba&#351;ka bir suretle k&#305;l&#305;&#231; vurmas&#305;n. Parlak akl&#305;m ve iyi bir huyum yok, &#351;u halde silah&#305;m&#305; neden kuyuya atmayay&#305;m?

Bu silah, bana d&#252;&#351;man olacak. Onun i&#231;in k&#305;l&#305;&#231;la kalkan&#305; kuyuya at&#305;yorum. Ne kolumda kuvvet var, ne dayanaca&#287;&#305;m bir yer. K&#305;l&#305;c&#305;m&#305; atmazsam d&#252;&#351;man&#305;m elimden al&#305;r onunla beni yaralar. Bu k&#246;t&#252; huylu nefis, y&#252;z&#252;n&#252; &#246;rtmemekte. Ben de onun inad&#305;na y&#252;z&#252;m&#252; y&#305;rtmaktay&#305;m. Bu suretle &#351;u y&#252;celik, &#351;u g&#252;zellik azals&#305;n da tamam&#305; ile bitince de ben vebale az d&#252;&#351;eyim. Y&#252;z&#252;m&#252; bu niyetle y&#305;rtt&#305;&#287;&#305;mdan su&#231;um yok. &#199;&#252;nk&#252;, bu y&#252;z&#252; yaralarla &#246;rtmek gerek. G&#246;nl&#252;m, gizlenme huyuna sahip olsayd&#305; y&#252;z&#252;m, g&#252;nden g&#252;ne parlar, g&#252;zelle&#351;irdi.

Kuvvetim kudretim yok, iyili&#287;e de meyledemiyorum. Bunu g&#246;rd&#252;m, d&#252;&#351;man&#305;m&#305; da g&#246;rd&#252;m, derhal silah&#305;m&#305; k&#305;rd&#305;m. Bu suretle de onun bana &#252;st&#252;n olmamas&#305;na, han&#231;erimin kendime vebal olmamas&#305;na gayret etmi&#351; oldum.

Damar&#305;m oynad&#305;k&#231;a ka&#231;&#305;yorum, &#231;&#252;nk&#252; adam&#305;n kendisinden ka&#231;mas&#305; kolayd&#305;r. Ba&#351;kas&#305;ndan ka&#231;an, ondan kurtulunca karar eder. Halbuki benim d&#252;&#351;man&#305;m da benim, benden ka&#231;an da ben. &#350;u halde i&#351;im k&#305;yamete kadar boyuna ka&#231;makt&#305;r. Adama kendi g&#246;lgesi d&#252;&#351;man olursa ne Hint&#8217;te emin olur, ne Huten&#8217;de.</description>
      <pubDate>Fri, 30 May 2008 16:18:49 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1538164-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1538164</link>
    </item>
    <item>
      <title>MESNEV&#206;'YE DA&#304;R</title>
      <description>Ey do&#287;acak &#231;ocu&#287;un oynamas&#305; gibi bu manalar&#305; i&#231;imde oynat&#305;p duran Tanr&#305;, mademki bunun tamamlanmas&#305;n&#305; diliyorsun, kolayla&#351;t&#305;r, yol g&#246;ster, muvaffakiyet ver. Yahut da bu iste&#287;i, bu i&#351;tiyak&#305; gider, bizi muahaze etme. Madem ki m&#252;flise alt&#305;n ihtiyac&#305;n&#305; ilham ediyorsun, ey gani padi&#351;ah, gizlice ona alt&#305;n ihsan et.

Sen olmad&#305;k&#231;a, senin inayetin l&#252;tfetmedik&#231;e gece g&#252;nd&#252;z naz&#305;m ve kafiyenin ne de&#287;eri olabilir,bu &#231;e&#351;it meydana gelen &#351;iire kim bakar ki? Ey bilgi sahibi padi&#351;ah, naz&#305;m da, cinas da kafiyede korkudan senin emrine kuldur. Sen her &#351;eyi, seni tespih eder bir hale koymu&#351;sun, ak&#305;l ve temyiz sahibi olanlar da seni tespih eder, ak&#305;l ve temyiz sahibi olmayanlar da.

Her birinin ba&#351;ka &#231;e&#351;it bir tespihi var. Bunun halinden onun haberi bile yok! &#304;nsan, cans&#305;z &#351;eylerin tespih etmesini inkar eder ama cans&#305;z &#351;eyler, ona kullukta &#252;statt&#305;r. Hatta yetmi&#351; iki milletin her biri &#246;b&#252;rlerinin halinden bihaberdir. Hepsi de &#351;&#252;phe i&#231;inde kalm&#305;&#351;t&#305;r.

Konu&#351;an, s&#246;z s&#246;yleyen iki ki&#351;i bile birbirinin halinden haberdar olmazsa duvarla kap&#305;, nas&#305;l birbirini anlar, duyar? Ben s&#246;z s&#246;yleyen adam&#305;n bile tespihinden gafil olursam g&#246;nl&#252;m, sessiz sedas&#305;z bir &#351;eyin tespihini nas&#305;l duyar? S&#252;nni, Cebri&#8217;nin tespihinden bihaberdir.

Cebriye de S&#252;nni&#8217;nin tespihini eser etmez. S&#252;nni&#8217;nin hususi bir tespihi vard&#305;r. Fakat cebrinin de bunun z&#305;dd&#305; olan bir tespihi vard&#305;r ki, ona s&#305;&#287;&#305;n&#305;r. Bu &#8220; O, sap&#305;kt&#305;r, yol az&#305;tm&#305;&#351;t&#305;&#8221; der durur. Halbuki onun halinden de haberi yoktur, &#8220; K&#252;n&#8221; emrinden de!

O, da &#8220; Bunun hakikatten ne haberi var ki&#8221; demektedir. Tanr&#305; takdir etmi&#351; de onlar&#305; sava&#351;a d&#252;&#351;&#252;rm&#252;&#351;t&#252;r, bu suretle de her birinin asl&#305;n&#305; meydana &#231;&#305;kar&#305;r. Bir cinse mensup olmayandan izhar eder. Herkes kahr&#305; l&#252;tuftan ay&#305;rt eder. Anlar. &#304;ster bilgi sahibi olsun, ister cahil, ister a&#351;a&#287;&#305;l&#305;k.

Fakat kah&#305;r i&#231;inde gizli olan l&#252;tf&#252;, yahut l&#252;tuf i&#231;inde gizlenmi&#351; bulunan kahr&#305;, az ki&#351;i anlar. Me&#287;er ki g&#246;nl&#252;nde bir can mehengi olan Tanr&#305;ya mensup bir er olsun. Bundan ba&#351;kalar&#305; kah&#305;rda gizli olan l&#252;tufla,l&#252;tufta gizli bulunan kahr&#305; anlayamaz, &#351;&#252;pheye d&#252;&#351;erler. Onlar, adeta yuvalar&#305;na bir kanatla u&#231;up ula&#351;mak isteyen ku&#351;lara benzerler.</description>
      <pubDate>Fri, 30 May 2008 16:15:39 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1538149-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>thecrowfun</author>
      <link>http://thecrowfun.sosyomat.com/blog/1538149</link>
    </item>
    <item>
      <title>G&#214;N&#220;L M&#220; TANRIDIR TANRI MI G&#214;N&#220;L?___mesnev&#238;'ye devam 2</title>
      <description>&#199;inliler &#8220; Biz daha mahir ressam&#305;z, dediler. Rum halk&#305; da dedi ki: &#8220; Bizim maharetimiz daha &#252;st&#252;nd&#252;r.&#8221; Padi&#351;ah &#8220;Sizi imtihan edece&#287;im; bakal&#305;m hanginiz davas&#305;nda hakl&#305;&#8221; dedi. &#199;inlilerle Rum diyar&#305; ressamlar&#305; haz&#305;rland&#305;lar; Rum diyar&#305; ressamlar&#305; ilimlerine daha vak&#305;f ki&#351;ilerdi.
&#199;in ressamlar&#305; &#8220; Bize bir hususi oda verin, bir oda da sizin olsun&#8221; dediler. Kap&#305;lar&#305; kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya iki oda vard&#305;. Bir tanesini &#231;in ressamlar ald&#305;. &#214;b&#252;r&#252;n&#252; de Rum ressamlar&#305;. &#199;inliler, padi&#351;ahtan y&#252;z t&#252;rl&#252; boya istediler. Y&#252;ce padi&#351;ah bunun &#252;zerine hazinesini a&#231;t&#305;. &#199;inlilere her sabah hazineden boyalar verilmekteydi.

Rum ressamlar&#305; &#8220; Pas gidermekten ba&#351;ka ne resim i&#351;e yarar, ne boya!&#8221; dediler. Kap&#305;y&#305; kapat&#305;p duvar&#305; cilalamaya ba&#351;lad&#305;lar. G&#246;k gibi tertemiz, saf ve berrak bir hale getirdiler. &#304;ki y&#252;z &#231;e&#351;it renge boyanmaktansa renksizlik daha iyi. Renk bulut gibidir. Renksizlikse ay. Bulutta parlakl&#305;k ve ziya g&#246;r&#252;rsen bil ki y&#305;ld&#305;zdan aydan ve g&#252;ne&#351;tendir.

&#199;inli ressamlar i&#351;leri